600 milyon dolarlık ATAK siparişi

Türkiye - Şubat 8, 2026 6:28 pm

Hükümet Amerikan ve Rus helikopterlerini değil TUSAŞ imzalı T-129’u seçti

TUSAŞ’ın ATAK taarruz helikopteri Filipinler, Nijerya ve Somali’nin ardından Bangladeş’te kullanıma giriyor. Dakka yönetimi Türkiye’den 6 adet T-129 ATAK ve çok sayıda mühimmat satın almak için yaklaşık 600 milyon dolarlık bütçeyi onayladı.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), helikopter ihracı konusunda parlak bir zaferin son aşamasında bulunuyor. T-129 ATAK taarruz helikopteri, Filipinler, Nijerya ve Somali’nin ardından Güney Asya ülkesi Bangladeş’in tercihi oldu. Bir süredir 5 ton sınıfında taarruz helikopteri alımı için ATAK’la birlikte Amerikan AH-1Z Viper ile Rus Mi-28’i inceleyen Bangladeş ordusu, Türk ATAK’ta karar kıldı.

Dakka basını ve yetkililerin açıklamalarına dayanarak geniş bir haber yayınlayan güvenilir savunma yayını Defense Security Asia (DSA), Bangladeş hükümetinin Türkiye’den 6 adet ATAK helikopter alımı için 600 milyon dolarlık anlaşmayı onayladığını duyurdu. Pakette eğitim, teknik destek ve ATAK’ın kullandığı mühimmatlar da bulunuyor.

Bangladeş ordusu kurmay başkanı Korgeneral Kamrul Hassan, hükümetin ATAK satın alımına onay verdiğini doğruladı. Hassan, “Bu tedarik Bangladeş’in döner kanatlı platformlarla muharebe kabiliyetini güçlendirmede büyük bir adım teşkil ediyor” dedi.

Bangladeş Hava Kuvvetleri’nin üst düzey bir yetkilisi ise “T-129 ATAK, ordumuzun çevikliğini artırırken her türlü hava koşulunda görev yapabilme yeteneği kazandıracak” açıklamasında bulundu. DSA haberinde ATAK siparişi şu ifadelerle duyuruldu:

“Bangladeş Hava Kuvvetleri’nin T-129 ATAK’ı seçmesi giderek artan bölgesel tehditlere yönelik hesaplı bir cevabı yansıtıyor. Sözkonusu sipariş modern çatışmaların, tartışmalı sınırlar, deniz kıyıları ve karmaşık iç güvenlik ortamlarında aynı anda faaliyet gösterebilen hassas döner kanatlı ateş gücü gerektirdiğinin kurumsal olarak kabul edilmesidir.

Yaklaşık 600 milyon ABD Doları (2,8 milyar RM) değerindeki ATAK anlaşması Dakka’nın sayısal genişlemeden ziyade niteliksel güç çarpanlarına yoğun yatırım yapmaya hazır olduğunu, 2030 Silahlı Kuvvetler Hedefi doğrultusunda hassas hedefleme, sensör füzyonu ve ağ merkezli çalışabilirliğe öncelik verildiğini gösteriyor.

Ülkenin Batılı ve Rus yapımı rakip platformlar yerine ATAK’ı seçmesi uygun fiyat, siyasi tarafsızlık ve operasyonel performansı dengeleyen çeşitlendirilmiş savunma ortaklığına doğru bilinçli bir geçişin de göstergesidir. Bu durum, Türkiye’nin büyük güç tedarikçileriyle sıklıkla ilişkilendirilen jeopolitik kısıtlamalar olmadan NATO standartlarında sistemler sunabilen, güvenilir bir orta kademe savunma ihracatçısı konumunu da pekiştiriyor.

Helikopterin terörle mücadele ve asimetrik savaş ortamlarındaki kanıtlanmış performansı, özellikle Chittagong Tepeleri ve nehir sınır bölgeleri gibi arazilerde sürekli gözetim, hızlı müdahale ve yakın hava desteğinin önemli olduğu Bangladeş’in operasyonel gereksinimleriyle örtüşüyor.

Bu satın alımla Bangladeş, Batılı sistemlerle birlikte çalışabilen platformlara geçiş iradesini de ortaya koyuyor. Elektronik savaşın hakim olduğu modern cephe hatlarında veri merkezli komuta-kontrol ihtiyacını karşılamakta giderek daha fazla zorlanan eski Sovyet ve Çin menşeli sistemlerden de uzaklaşılıyor.

Anlaşmanın hükümetler arası yapısı, tedarik şeffaflığını artırırken teknoloji transferi, yerel bakım ekosistemleri ve uzun vadeli sürdürülebilirlik özerkliğine kapı aralıyor. T-129 ATAK alımı sadece bir platform satın alımını değil yanı zamanda doktrinsel bir yeniden yapılanmayı temsil ediyor.”

TUSAŞ Uçuş Testleri Direktörü Arif Ateş, Dakka’da Bangladeşli Korgeneral Kamrul Hassan’la bir araya geldi.

BANGLADEŞ’İN TÜRK ATAK’A ACİLEN İHTİYACI VAR

“13 Ocak 2026’da TUSAŞ Uçuş Testleri Direktörü Arif Ateş’in Korgeneral Kamrul Hassan’la bir görüşme gerçekleştirmesinin ardından T-129 ATAK tedarikinde ilerleme kaydedildi. Bu görüşme, Bangladeş-Türkiye savunma ilişkilerinin keşif amaçlı diyalogdan hükümetler arası çerçeveyle yapılandırılmış yetenek kazanımına doğru olgunlaştığını gösteriyor.

Anlaşmanın 2025-2026 mâli takviminde sonuçlandırılması öngörülürken, ilk teslimatın 2027 yılında yapılmasının istenmesi Bangladeş’in bu platforma olan ihtiyacının aciliyetini yansıtıyor.

Türkiye’nin teknoloji transferi, yerel bakım desteği ve gelecekte yeni sistemlerin entegrasyonu seçeneklerini bir arada sunması, Dakka’nın ATAK’ı seçiminde belirleyici oldu. Bu satın alım, Türkiye’nin karmaşık bölgesel yapılanmalarda yol alan orta ölçekli ordular için politik olarak uyarlanabilir bir savunma tedarikçisi olarak konumunu güçlendiriyor.

Bangladeş’in aynı zamanda Türkiye’den orta menzilli hava savunma sistemi HİSAR-O satın alma olasılığı da bulunuyor. Bu durum, iki ülke arasındaki ortaklığın ATAK’la sınırlı kalmayacağını ve işbirliğinin daha derin seyrettiğini gösteriyor.

Bangladeş 9 Aralık 2025 tarihinde ise Eurofighter Typhoon savaş uçağından 10 adet satın almak üzere niyet mektubu imzalamıştı. Eurofighter ile T-129 ATAK helikopterlerinin birleşimi, hava üstünlüğü ihtiyacının yüksek ve alçak irtifalarda aynı anda varolduğunun işaretidir.”

KENDİ SINIFINDA DÜNYANIN EN GELİŞMİŞ PLATFORMLARINDAN BİRİ

“T-129 ATAK’ın teknoki konfigürasyonu, yüksek tehdit içeren, alçak irtifa savaş ortamları için bilinçli bir optimizasyonu yansıtıyor; ATAK kompakt tandem koltuklu gövdeyi yakın hava desteği, silahlı keşif ve çekişmeli arazide hassas vuruş görevleri için özel olarak tasarlanmış dijital aviyonik ve beka sistemleriyle birleştiriyor.

Çift LHTEC CTS800-4A turbomil motorla çalışan helikopter, maksimum 281 km/s hıza ve 537 km’lik operasyonel menzile ulaşabiliyor; yakıt ikmal tanklarıyla bu menzil yaklaşık 1000 km’ye kadar uzatılabiliyor ve Bangladeş’e sınır bölgeleri ve deniz yaklaşımları boyunca uzun menzilli bir erişim sağlıyor.

ATAK’ın 3 saatlik görev süresi ve 4 bin 572 metreye kadar irtifada çalışabilme yeteneği, Bangladeş’in nehir kıyısı ovalarından Chittagong Tepeleri’ndeki yüksek arazilere kadar uzanan ve dikey manevranın belirleyici olduğu çeşitli zorlu coğrafyalarda önemini artırıyor. 

ATAK’ın silah mimarisi, burun kısmına monte edilmiş 500 mermi kapasiteli 20 mm’lik M197 üç namlulu döner top etrafnıda şekilleniyor. Bu da düzensiz tehditlere karşı hızlı müdahale operasyonları için kritik önem taşıyan ‘ateşle ânında bastırma kabiliyeti’ sağlıyor.

ATAK’ın CİRİT, UMTAS ve L-UMTAS gibi güdümlü füzeleri taşıyabilmesi Bangladeş’in zırhlı hedeflere karşı uzaktan vuruş seçeneklerini önemli ölçüde artırıyor. Stinger füzelerinin entegrasyonu sayesinde havadan havaya öz savunma sağlanarak düşük maliyetli insansız hava araçları ve döner kanatlı düşmanlara karşı beka kabiliyeti artıyor.”

KAÇ ADET ATAK ÜRETİLDİ, NEREYE TESLİM EDİLDİ?

İtalyan Leonardo (AgustaWestland) şirketinin A-129 tasarımını Türkiye’nin coğrafî şartlarına uyarlayıp platformun operasyonel kabiliyetini artıran TUSAŞ, T-129 ATAK helikopteri üretiminde önemli başarılara imza attı.

Ocak 2026 itibariyle TUSAŞ’ın ürettiği ATAK helikopteri sayısı 100’ü geçti. Bu yönde en güncel bilgiyi 23 Ocak 2024 tarihinde yayınlanan söyleşisinde TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu verdi.

Demiroğlu, “Şu ana kadar 100’ün üzerinde ATAK ürettik. Bunların 96 tanesi teslim edildi” dedi.

Helikopterlerden 58’inin Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na, 16’sının Jandarma Genel Komutanlığı’na ve 3 adedinin ise Emniyet Genel Müdürlüğü’ne teslim edildiği biliniyor.

Türkiye’de güvenlik kurumlarına teslimi gerçekleşen helikopter sayısı 77’ye ulaştı. 

Helikopterlerden 6 adedi Filipinler’e, 6 adedi ise Nijerya’ya ihraç edildi. Somali’de 2025 yılı itibariyle kullanıma giren ATAK sayısı henüz netleşmezken Nijerya’nın ek ATAK siparişine hazırlandığı ileri sürülüyor. Türk helikopterlerinin 2027 yılından itibaren Bangladeş ordusuna da hizmet vermesi bekleniyor.

T-129 ATAK’ın kendi sınıfında dünyanın en iyisi olduğunun altını çizen TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu, “Kullanıcılar çok memnun. İkinci kez geliyorlar. Filipinler ve Nijerya ile ikinci kez alım için görüşmedeyiz. Biz ATAK’ta iyi durumdayız” diye konuştu.

BENZER HABERLER