NBBTC GLOBAL Ailesine Hayırlı Pazarlar makalesidir.
————————————————————————
Değerli Yol Arkadaşlarım,
Son günlerde yaşadığım sağlık sorunları nedeniyle sizlerle yeterince iletişim kuramadım. Bu kısa sessizlik, bana bugüne kadar birlikte yürüdüğümüz yolu, paylaştığımız düşünceleri ve önümüzdeki dönemin hepimize yüklediği sorumlulukları yeniden değerlendirme fırsatı verdi.
Bugün sizlere bir gelişme duyurusu yapmak veya çalışmalarımızın hangi aşamada olduğunu anlatmak için değil, belki de bugüne kadar yeterince ifade edemediğim bazı düşüncelerimi paylaşmak için sesleniyorum.
Yıllardır sizlerden yazılarımızı okumanızı, çalışmalarımızı takip etmenizi, değerlendirmelerinizi paylaşmanızı ve hazırladığımız projeleri çevrenize ulaştırmanızı istedim.
Belki zaman zaman bu ısrarımın nedenini tam olarak anlatamadım.
Oysa benim için mesele hiçbir zaman bir yazının kaç kişi tarafından beğenildiği, bir paylaşımın ne kadar ilgi gördüğü veya şahsıma ne ölçüde destek verildiği değildi.
Benim asıl beklentim, bir düşüncenin kendisine ihtiyaç duyan insana ulaşabilmesiydi.
Çünkü biliyorum ki dünyanın herhangi bir köşesinde bir girişimci sermaye arıyor, bir üretici pazar bulamıyor, bir çiftçi emeğinin karşılığını alamıyor, bir genç kendisine fırsat verilmesini bekliyor, bir akademisyen bilgisini hayata geçirecek imkânı arıyor, bir yatırımcı doğru projeyle buluşmak istiyor olabilir.
Belki de hazırladığımız bir makale, paylaştığımız bir ekonomik model veya anlattığımız bir proje, tam da o insanın karşısına çıkacaktı.
Belki bir insanın yıllardır gerçekleştiremediği hayaline kapı aralayacak, belki bir işletmenin önündeki engeli kaldıracak, belki de hiç tanımadığımız bir insanın hayatında yeni bir başlangıcın vesilesi olacaktı.
İşte benim sizlerden istediğim o küçük katkıların arkasında böylesine büyük bir umut vardı.
Bir paylaşımın değeri, onu kaç kişinin gördüğünden önce, kimin hayatında neyi değiştirebildiğinde saklıdır.
Ancak bugün geldiğimiz aşamada üzerinde durmamız gereken mesele artık bundan çok daha kapsamlıdır.
ARTIK MESELE YALNIZCA TANITIM DEĞİL, SİSTEME UYUM SAĞLAYABİLMEKTİR
Bugüne kadar NBBTC GLOBAL çatısı altında geliştirdiğimiz ekonomik modelleri, kurumsal yapılanmaları, uluslararası iş birliği hedeflerini ve teknolojik altyapımızı sizlerle defalarca paylaştık.
Bütün bu çalışmaların ardında yalnızca bir kurumun büyümesi değil; üretim, ticaret, eğitim, finansman, istihdam ve uluslararası iş birlikleri arasında işleyen bir ekonomik kalkınma sistemi oluşturma hedefi bulunuyor.
Bugün yazılım altyapımızın ilk operasyonel aşamasını tamamlamak üzere yoğun bir teknik çalışma yürütülüyor. Entegrasyon, güvenlik, doğrulama ve kabul süreçleri devam ediyor.
Bu çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte önümüzde yeni bir dönem açılmasını hedefliyoruz.
Fakat burada hepimizin anlaması gereken çok önemli bir gerçek var:
Bir sistemin teknik olarak hazır hale gelmesi, o sistemi temsil edecek insanların da kendiliğinden hazır hale geldiği anlamına gelmez.
İşte bugün üzerinde özellikle düşünmenizi istediğim konu budur.
Bugüne kadar sizlerden projelerimizi takip etmenizi, okumanızı ve paylaşmanızı isterken, artık bunların ötesinde öğrenmenizi, analiz etmenizi, sorgulamanızı, yorumlamanızı ve kendinizi bu sistemin gerektirdiği yetkinliklerle donatmanızı bekliyorum.
Çünkü gelecekte NBBTC‘yi yalnızca anlatan insanlara değil, onun işleyişini anlayan, uygulayabilen, sorun çözebilen ve bulunduğu ülkeye, sektöre veya kuruma somut katkı sağlayabilen insanlara ihtiyaç duyacağız.
EMEĞİNİZİN VE YILLARINIZIN KIYMETİNİ BİLİN
Sevgili arkadaşlarım,
Bazılarınız bu yolculuğa yıllarını verdi.
Kimileriniz zamanını ayırdı, kimileriniz çevresini ve ilişkilerini ortaya koydu, kimileriniz imkânları ölçüsünde sorumluluk üstlendi.
Belki zaman zaman beklediniz, yoruldunuz, hayal kırıklıkları yaşadınız. Belki de çalışmalarımızın ne zaman somut sonuçlara dönüşeceğini merak ettiniz.
Bütün bunların farkındayım.
Ancak bugün sizlere özellikle hatırlatmak istediğim bir husus var:
Geçmişte verdiğiniz emek, gelecekte üstleneceğiniz sorumluluğun hazırlığına dönüşmediği sürece, o emeğin bütün karşılığını almanız mümkün olmayabilir.
Yıllarca bir yapının içinde bulunmak, o yapının gelecekteki bütün imkânlarına kendiliğinden hazır olmak demek değildir.
Unvanlar, görevlendirmeler, kurumsal ilişkiler ve geçmişte üstlenilen sorumluluklar elbette değerlidir.
Fakat yarının dünyasında bunların gerçek karşılığı; bilgi, yetkinlik, liyakat, uyum ve ortaya konulan somut çalışmalarla ölçülecektir.
Bugün öğrenmeyi erteleyen, gelişmeleri yeterince incelemeyen, kendisini yenilemeyen ve sorumluluk alanındaki değişimleri takip etmeyen bir arkadaşımızın, yarın sistem faaliyete geçtiğinde zorlanmasını istemiyorum.
Çünkü böyle bir durumda yalnızca kurumumuz bir insan kaynağından yeterince yararlanamamış olmayacak; o arkadaşımız da yıllarca emek verdiği bir yapının sunduğu fırsatlara hazırlıksız yakalanmış olacaktır.
Benim asıl üzüntüm de burada başlıyor.
Birlikte yürüdüğümüz insanların, kendi emekleriyle hazırlanmasına katkıda bulundukları bir geleceğin gerisinde kalmalarını istemiyorum.
AHDE VEFA, BİRBİRİMİZİN GELECEĞİNE DE SAHİP ÇIKABİLMEKTİR
Benim hayat anlayışımda ahde vefa yalnızca geçmişte yapılan iyilikleri hatırlamak veya verilen sözleri yerine getirmek değildir.
Ahde vefa, birlikte yürüdüğümüz insanların emeğine, zamanına, umutlarına ve geleceğine karşı da sorumluluk hissedebilmektir.
Bu nedenle yıllardır bizimle bulunan arkadaşlarımızın yarın yeterli bilgiye, hazırlığa veya yetkinliğe sahip olmadıkları için geri planda kalmaları beni gerçekten üzer.
Çünkü ben bu yolculuğa katılan insanları yalnızca görev unvanlarıyla değerlendirmedim.
Her birinizin kendi hayatı, ailesi, beklentileri, hayalleri ve geleceğe ilişkin umutları olduğunu biliyorum.
Ancak sizlere karşı duyduğum manevi sorumluluk, sizlerin kendi gelişiminize ilişkin sorumluluğunuzu ortadan kaldırmaz.
Ben bir yolun açılması için çalışabilirim. O yolun nereye ulaşabileceğini anlatabilirim. İmkânlarım ölçüsünde önünüzdeki engelleri kaldırmaya gayret edebilirim.
Fakat sizin yerinize öğrenemem, sizin yerinize kendinizi geliştiremem ve sizin yerinize geleceğe hazırlanmayı başaramam.
İşte bu nedenle bugün sizlerden daha fazla bilinç, daha fazla araştırma, daha fazla katılım ve daha güçlü bir sorumluluk anlayışı bekliyorum.
Bunu bir uyarıdan çok, yıllardır birlikte yürüdüğüm insanlara karşı taşıdığım vefa borcunun bir gereği olarak görmenizi isterim.
BİLGİYE ULAŞMAK ARTIK BİR AYRICALIK DEĞİL, SORUMLULUKTUR
Bugün teknoloji, özellikle yapay zekâ destekli sistemler, bilgiye ulaşmayı, araştırma yapmayı, karşılaştırmayı ve öğrenmeyi geçmişe göre çok daha erişilebilir hale getirdi.
Artık bir ekonomik modelin nasıl çalıştığını anlamak, bir ülkenin sektörel potansiyelini araştırmak, uluslararası ticaret süreçlerini öğrenmek veya kendi görev alanımızla ilgili bir çalışma hazırlamak için geçmişte olduğu kadar büyük imkânlara ihtiyaç duymuyoruz.
Elbette her arkadaşımızın teknik bilgi seviyesi, eğitimi ve deneyimi aynı olmayabilir.
Zaten hepinizden yazılımcı, finans uzmanı veya ekonomist olmanızı beklemiyorum.
Fakat her birinizin temsil ettiğiniz ülkeyi, sektörü, görevi ve NBBTC sisteminin bu alanlara nasıl katkı sağlayabileceğini öğrenmenizi beklemek en doğal hakkımızdır.
Bir ülke başkanımız, ülkesinin ekonomik ihtiyaçlarını ve kurumsal iş birliği imkânlarını araştırabilmelidir.
Bir sektör başkanımız, sektöründeki üreticileri, işletmeleri, pazarları ve yatırım fırsatlarını analiz edebilmelidir.
Bir supervisor adayımız, KOBİPLUS‘ın temel işleyişini ve hizmet vereceği işletmelerin ihtiyaçlarını anlayabilmelidir.
Bir temsilcimiz, NBBTC’nin sunduğu modelleri ezberlenmiş cümlelerle değil, kendi bilgisi ve kavrayışıyla anlatabilmelidir.
Bunlar ulaşılması imkânsız beklentiler değildir.
Bunlar, üstlenilen sorumluluğun doğal gereklilikleridir.
Öğrenmeye istekli bir insan için eksik bilgi tamamlanabilir. Ancak öğrenme iradesinin yerini hiçbir unvan dolduramaz.
BUNDAN SONRA HEPİMİZİN YAPMASI GEREKENLER
Önümüzdeki dönemde sizlerden öncelikle NBBTC’nin ekonomik modellerini ve bunların birbirleriyle ilişkilerini incelemenizi istiyorum.
Ardından kendi görev alanınızı bu sistem içerisinde değerlendirmenizi, hangi hizmetleri sunabileceğinizi, hangi sorunlara çözüm üretebileceğinizi ve hangi kurumlarla iş birliği geliştirebileceğinizi düşünmenizi bekliyorum.
Yalnızca hazırlanan raporları okumakla yetinmeyin. Sorular sorun, eksikleri tespit edin, öneriler geliştirin.
Anlamadığınız konuları öğrenmekten, bilmediğiniz konularda yardım istemekten çekinmeyin.
Çünkü bu sistemin geleceğinde en değerli insan kaynağı, her şeyi bildiğini düşünenler değil; öğrenmeye, gelişmeye ve birlikte üretmeye devam edenler olacaktır.
Özellikle her arkadaşımızın kendi görev alanında küçük de olsa somut bir hazırlık ortaya koymasını arzu ediyorum.
Bu bir ülke analizi olabilir, bir sektör raporu olabilir, bir KOBİ ihtiyaç araştırması, bir yatırım fırsatı değerlendirmesi veya kurumsal iş birliği önerisi olabilir.
Önemli olan yalnızca gelişmeleri izlemek değil, gelişmelerin bir parçası haline gelebilmektir.
GELECEĞİN KAPISINI BİRLİKTE AÇABİLİRİZ
Değerli arkadaşlarım,
Bugün geldiğimiz noktada teknoloji altyapımızın tamamlanması için yürütülen çalışmalar kadar, bu teknolojiyi ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürecek insan kaynağımızın hazırlanması da önem taşıyor.
Yıllardır kurmaya çalıştığımız yapının gerçek değeri, yalnızca yazılımların çalışmasıyla değil; insanların bu yazılımları kullanarak üretim yapabilmesi, ticaret geliştirebilmesi, istihdam oluşturabilmesi ve yeni fırsatlara ulaşabilmesiyle anlaşılacaktır.
Benim hayalim, NBBTC’nin yalnızca büyük bir kurumsal yapı haline gelmesi değildir.
Benim hayalim, bu yapının içerisinde emek veren insanların da bilgiyle, tecrübeyle, sorumlulukla ve ortaya koydukları çalışmalarla büyümesidir.
Bir gün geriye dönüp baktığımızda, yalnızca bir ekonomik sistem kurmaya çalıştığımızı değil, o sistemi hayata geçirebilecek insanları da birlikte yetiştirdiğimizi görebilmek istiyorum.
Ve bunun için bugün hepimize düşen bir görev var:
Yarının imkânlarını beklemek yerine, bugünden o imkânların gerektirdiği insan olmaya hazırlanmak.
Sizlerden istediğim bağlılık, şahsıma gösterilen bir yakınlıktan ibaret değildir.
Benim için gerçek yol arkadaşlığı; ortak amaçları anlamak, emeğe saygı göstermek, bilgiyi paylaşmak, sorumluluk üstlenmek ve birlikte oluşturduğumuz değerleri daha ileriye taşıyabilmektir.
Bugüne kadar gösterdiğiniz emekleri önemsiyorum. Bundan sonraki gelişiminizi de aynı derecede önemsiyorum.
Çünkü hiçbirinizin yıllarını verdiği bu yolculukta, hazırlıksız kaldığı için kendi potansiyelinin gerisinde kalmasını istemiyorum.
Ahde vefanın bana yüklediği sorumluluk, birlikte yürüdüğüm insanların geçmişteki emeklerini unutmamak kadar, onların gelecekteki imkânlara hazırlanmasına da katkıda bulunmaktır.
Bundan sonrası ise hepimizin ortak iradesine, gayretine ve sorumluluk bilincine bağlıdır.
Rabbim emeklerimizi hayırlı, çalışmalarımızı bereketli, birlikteliğimizi insanlığa faydalı kılsın.
Hepinize sevgi, saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum.
Dr. Necati Bulak