İran’dan Türkiye’ye İsrail teklifi: Biz hazırız!

Gündem - Şubat 16, 2026 9:46 am

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, El Cezire’ye verdiği özel röportajda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Müzakere sürecinin devam ettiğini ve bölge ülkelerinin de müzakerelerin başarıya ulaşması için çaba gösterdiğini hatırlatan Laricani, kendisinin, Tahran’ın görüşlerini ABD’ye iletilmek üzere Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi’ye verdiği mektuba ilişkin, “ABD’den şu ana kadar resmi bir yanıt alınmadı. ABD müzakerelerde kendi çıkarlarını İsrail’in çıkarlarından ayrı olarak değerlendirebilir.” açıklamasında bulundu.

Laricani, ülkesinin müzakerelerde iş birliğine açık olduğunu belirterek, “Trump’n sık sık dile getirdiği amaç İran’ın nükleer silaha sahip olmamasıdır. Bu İran’ın karşı çıkmadığı ortak noktadır. Önceki dönemlerde de müzakere taraftarıydık şimdi de.” İfadesini kullandı.

Müzakere sürecinin uzatılmaması gerektiğini vurgulayan Laricani, “Füze konusu İran’ın ulusal güvenliğini ilgilendiren bir mesele olduğu için görüşmelerde bu konu yer almayacak. Nükleer mesele dışındaki her konu süreci akamete uğratır.” uyarısında bulundu.

“SAVAŞ PEŞİNDE DEĞİLİZ AMA HAZIRLIKLIYIZ”

Laricani, müzakere görüşmelerinin olumsuz sonuçlanması ve ABD’nin olası saldırısına ilişkin, “Karşı tarafın (ABD) önceki tecrübeleri dikkate alarak yeni bir savaş aradığını düşünmüyorum ancak bize zor kullanırlarsa karşılığını alırlar. Savaş peşinde değiliz ama hazırlıklıyız. Biz ABD ile müzakere ediyoruz. İsrail devreye girerek müzakereleri sabote etmeye çalışıyor. Bugün en büyük düşmanımız İsrail.” İfadesini kullandı.

Zenginleştirilmiş uranyum konusunda ise Laricani, “Teknoloji sahibi bir ülkeye sıfır zenginleştirme olsun denilemez. Örnek olarak yüzde 20 zenginleştirilmiş uranyum, sağlık çalışmaları için gereklidir.” dedi.

“TÜRKİYE, SUUDİ ARABİSTAN VE MISIR İLE İŞBİRLİĞİNE HAZIRIZ”

Laricani, İsrail’in bölgede maceracı bir rol oynadığını ve savaş için bahane oluşturmaya çalıştığını savunarak, “Bölge ülkelerinin yetkilileri, İsrail’in bölgeyi karıştırmak için plan yaptığını biliyor. İran, İsrail’e karşı bölgesel istikrarın sağlanması amacıyla Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye ile işbirliğine hazır.” diye konuştu.

“İSRAİL SALDIRISI ÜLKEMİZDE BÜYÜK BİR BİRLİK OLUŞMASINA NEDEN OLDU”

İran ile İsrail arasında yaşanan 12 günlük çatışma süreci hakkında da değerlendirmelerde bulunan Laricani, İran’ın içindeki İsrail casuslarının propagandasının yapıldığı kadar güçlü olmadığının altını çizerek, “Elbette bazı ihmaller meydana geldi ancak casus ağlarına ciddi darbe vurduk ve güvenlik önlemleri artırıldı.” uyarısını tekrarladı.

Laricani ayrıca, “İsrail saldırısı ülkemizde büyük bir birlik oluşmasına neden oldu ve bu önemli bir kazanım.” dedi.

İRAN İLE ABD ARASINDAKİ MÜZAKERELER

İran ile ABD arasında, Haziran 2025’te İsrail ve ABD’nin İran’a saldırıları sonrasında kesintiye uğrayan nükleer görüşmeler, Umman’da 6 Şubat’ta yeniden yapılmıştı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile yapılan görüşmeler için “İran ile ABD arasında Maskat’taki müzakereler, tarafların görüşmeleri sürdürme yönünde mutabakata varmasıyla sona erdi.” demişti.

Müzakereler, Tahran-Washington arasında tansiyonun yeniden yükseldiği, Washington’un Tahran’a karşı bölgede askeri yığınağını artırdığı bir dönemde gerçekleşmişti.

CENK’i DUYAN YANAŞIYOR

Türkiye’den 2 bin km’lik güç gösterisi: İsrail’de CENK alarmı

Türkiye’nin 2 bin kilometre menzilli balistik füze geliştirdiğini duyurması, İsrail’de güvenlik gündeminin üst sıralarına çıktı. İsrailli analiz platformu Nziv, CENK programının bölgesel güç dengelerine etkisini mercek altına aldı. CENK’in, İsrail’i savunma planlamasında değişiklik yapmaya zorlayacağı belirtildi. Türkiye’nin 2026’da gelişmiş modelleri seri üretime geçirmesinin beklendiği kaydedildi.

Türkiye’nin 2 bin kilometre menzilli balistik füze geliştirdiğini bildirmesi, İsrail’de CENK programının yakından takip edilmesine yol açtı. İsrailli Nziv platformu, Türkiye’nin yeni balistik füzesini kapsamlı bir analizle ele aldı. CENK programının, Türkiye’nin bağımsız caydırıcılık kapasitesini artırma hedefinde önemli bir aşamayı temsil ettiği ifade edildi. Analizde, bu adımın Ankara’nın savunma alanında dışa bağımlılığı azaltma stratejisinin bir parçası olduğu bildirildi.

Nziv, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı’dan silah tedarikine bağımlılığı azaltma yönündeki politikasına dikkat çekti. Türkiye’nin özellikle İsrail ile İran arasındaki bölgesel mücadelenin arka planında Orta Doğu’da daha etkili bir aktör olmayı hedeflediği vurgulandı. CENK’in bu stratejik çerçevede geliştirildiği belirtildi.

 

2 bin kilometrelik menzilin Orta Doğu, Kuzey Afrika, Güney Avrupa ve Rusya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyayı kapsadığı bilgisi yer alan değerlendirmede, bu kapasitenin Türkiye’ye uzun menzilli caydırıcılık imkanı sağladığı açıklandı.

 

TÜRKİYE’NİN SAVUNMA HEDEFLERİ

Türkiye’nin uçaklardan tanklara ve uzun menzilli balistik füzelere kadar geniş bir yelpazede üretim yapabilen güçlü bir yerli askeri sanayi kurmayı hedeflediği vurgulandı. ROKETSAN ve ASELSAN gibi şirketlerin bu süreçte öncü rol üstlendiği aktarıldı. Türkiye’nin savunma alanında teknolojik kapasitesini artırdığı ifade edildi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, amacın “kimsenin meydan okumaya cesaret edemeyeceği bir caydırıcılık seviyesine” ulaşmak olduğunu belirttiği hatırlatıldı. Analiz, bu yaklaşımın uzun menzilli füze programlarına ivme kazandırdığını yazdı.

Platform ayrıca Türkiye’nin 2025 yılında hipersonik yeteneklere sahip TAYFUN Blok-4 füzesini tanıttığını bildirdi. Mach 5’in üzerindeki hızlara ulaşabilen bu kapasitenin dünyadaki mevcut savunma sistemlerini alt edebilecek yeteneklere sahip olduğuna dikkat çekildi.

 

İSRAİL AÇISINDAN ORTAYA ÇIKAN TABLO

Nziv, Türkiye ile İsrail’in askeri olarak birbirine doğrudan tehdit oluşturmadığını ancak gelişmenin Tel Aviv’deki güvenlik çevrelerinde endişe yarattığını kaydetti. Türkiye ile Tel Aviv arasındaki mesafenin yaklaşık 450–475 kilometre olduğuna dikkat çekildi. 2 bin kilometre menzilli bir füzenin Türkiye topraklarının herhangi bir noktasından fırlatılması halinde İsrail’in tamamını kapsayabileceği belirtildi.

Bu durumun İsrail üzerinde bir “balistik şemsiye” oluşturma potansiyeli taşıdığına yer verilen analizde, güvenlik uzmanlarının, orta menzilli füzelerin bölgesel denklemi değiştirdiği yönünde uyarılarda bulunduğu bilgisi paylaşıldı.

İsrail’in kuzeybatıdan gelebilecek yeni bir tehdide karşı savunma sistemlerini uyarlamak zorunda kalabileceği kaydedildi. “Ok” ve “Davut Sapanı” gibi sistemlerin operasyonel planlamasında değişiklik yapılmasının gerekebileceği bildirildi.

 

BÖLGESEL DENGELER

Nziv, siyasi gerilimler ve Türkiye’nin soykırım karşıtı tutumu nedeniyle CENK’in İsrail’de sahadaki güç dengelerini değiştirebilecek bir tehdit olarak algılandığını yazdı. Analizde, uzun menzilli füze cephaneliğinin gelecekte siyasi veya askeri baskı aracı olarak değerlendirilebileceği yönündeki görüşlere yer verildi.

Türkiye’nin 2026 yılında gelişmiş füze modellerinin seri üretim aşamasına geçmesinin beklendiğini aktaran Nziv, bu sürecin teorik kapasiteyi sahada operasyonel bir gerçekliğe dönüştürebileceği değerlendirmesini yaptı.

 

CENK BALİSTİK FÜZESİ

Türkiye’nin orta menzilli balistik füze programı kapsamında geliştirilen CENK sistemi, Roketsan tarafından tasarlanan ve orta menzilli balistik füze kategorisine giren bir platform olarak öne çıkıyor. Sistem, yaklaşık 1000 km’yi aşan hedefleri vurma kapasitesiyle Türkiye’nin bugüne kadar üzerinde çalıştığı en uzun menzilli balistik füze olma potansiyeline sahip.

CENK, ROKETSAN’ın kısa menzilli TAYFUN ve taktik BORA sistemlerinin ardından daha ileri menzil ve stratejik etki sunmayı hedefleyen bir gelişme olarak dikkat çekiyor. CENK’in, kompozit katı yakıtlı boost motoruna sahip olduğu, yüksek patlayıcı veya parçacık etkili harp başlığı taşıyabileceği ve GPS ile GLONASS destekli ataletsel navigasyon sistemine sahip olduğu belirtiliyor.

Bu tür sistemler menzil boyunca yüksek doğruluk sağlarken hedefe yaklaşırken manevra yapma kabiliyeti gibi gelişmiş güdüm yeteneklerini de içerebiliyor. Mobil treylerler üzerinde konuşlandırılması ve hipersonik hızlara ulaşabilme kapasitesi gibi özellikleri, CENK’i balistik sınıftaki orta menzilli sistemler arasında öne çıkarıyor.

 

BENZER HABERLER