TÜM YÖNETİCİLERİMİZE, ÇALIŞMA ARKADAŞLARIMIZA , VE BU ESERİN GELECEĞİNE İNANAN HERKESE AÇIK MESAJIMDIR

Yazarlar - Ekim 23, 2026 6:19 pm
Değerli yol arkadaşlarım, saygıdeğer ülke ve il başkanlarım, sektör yöneticilerim, STK temsilcilerimiz, KOBİBANK yapılanmamız ve gelecekte bu sistemin içerisinde görev üstlenecek bütün arkadaşlarım;
Bugün sizlere yalnızca bir kurumun kurucusu olarak değil, yıllardır üzerinde çalıştığımız büyük bir eserin sorumluluğunu taşıyan bir insan olarak sesleniyorum.
Bizler uzun yıllardır uluslararası ticaretten finansmana, üretimden istihdama, eğitimden teknolojiye kadar birbirini tamamlayan 21 ekonomik modelin ortak bir işletim sistemi içerisinde çalışabilmesi için mücadele ediyoruz.
Bu süreçte gecikmeler yaşadık, teknik engellerle karşılaştık, zaman zaman öngördüğümüz takvimlerin dışına çıktık. Bunları hiçbir zaman inkâr etmedim.
Bugün de gece gündüz çalışarak sistemimizin bütün bileşenlerini işler hâle getirmeye uğraşıyoruz.
Binlerce dosyanın, algoritmanın, veri tabanının, yazılım modülünün, kurumsal yetkilendirme mekanizmasının ve uluslararası işleyişin aynı sistem içerisinde güvenli biçimde çalışmasını sağlamaya çalışıyoruz.
Bu çalışmaların ne kadar yorucu olduğunu, hangi fedakârlıklarla yürütüldüğünü ve üzerimizde nasıl bir sorumluluk bulunduğunu en iyi bu sürecin içerisinde emek verenler bilir.
Ancak bugün sizlerle çok daha önemli bir meseleyi paylaşmak istiyorum.

BU ESER YALNIZCA BENİM DEĞİL, SİZLERİN DE ESERİNİZDİR!

Değerli arkadaşlarım,
Sizler benim maaşlı çalışanlarım değilsiniz.
Sizler, bu ekonomik yapılanmanın farklı ülkelerde, şehirlerde ve sektörlerde hayata geçirilmesi için sorumluluk üstlenmeyi kabul etmiş proje yöneticilerisiniz.
Bu nedenle sizleri hiçbir zaman yalnızca birer isim, unvan veya makam sahibi olarak görmedim.
Sizleri gelecekte ortaya çıkarmayı hedeflediğimiz ekonomik ve toplumsal faydanın yönetici adayları, uygulayıcıları ve paydaşları olarak değerlendirdim.
Bu proje yalnızca benim, ailemin veya birkaç yakın dostumun gelecek planlaması değildir.
Eğer sizler de bu çalışmayı kendi emeğinizin, geleceğinizin ve sorumluluğunuzun bir parçası olarak kabul ediyorsanız, bu eser hepimizindir.
Dolayısıyla bu eserin saygınlığını korumak da yalnızca benim sorumluluğum olamaz.
Birlikte ortaya koymayı hedeflediğimiz bir çalışmaya sahip çıkmak, yalnızca başarı gerçekleştiğinde alkışlamakla sınırlı kalmamalıdır.
Asıl kurumsal aidiyet, zorlukların yaşandığı dönemlerde gösterilen sorumlulukla anlaşılır.
EMEK VERMEDEN BEKLENTİYE GİRMEK, KİMSEYE HAKARET ETME EMEĞİ KÜÇÜK GÖRME HAKKI VERMEZ!
Ne yazık ki zaman zaman, yıllardır gruplarımızda bulunmalarını tek başına bir hak sahipliği olarak değerlendiren, sistemimizin kuruluş aşamalarına herhangi bir somut katkı sunmadan kişisel beklentiler oluşturan insanlarla karşılaşıyoruz.
Bu beklentileri karşılanmadığında ise eleştiri sınırlarını aşarak hakaretlere, kişisel saldırılara ve doğrulanmamış suçlamalara başvurabiliyorlar.
Burada çok açık bir ayrım yapmak zorundayız.
Bir insanın beklenti içerisinde olması anlaşılabilir.
Bir insanın yıllarca bekledikten sonra hayal kırıklığı yaşaması da anlaşılabilir.
Gecikmelerin nedenini sorması, verilen sözleri hatırlatması, varsa sözleşmeden doğan haklarını talep etmesi en doğal hakkıdır.
Ancak hiçbir beklenti, hiçbir hayal kırıklığı ve hiçbir gecikme; başkalarına hakaret etmenin, insanları aşağılamanın veya delilsiz suçlamalarda bulunmanın gerekçesi olamaz.
Üstelik burada ciddi bir çelişki bulunmaktadır.
Sistemin hangi modülünde çalıştığını sorsak cevap veremeyen, hangi algoritmanın geliştirilmesine katkı sunduğunu sorsak gösteremeyen, hangi teknik entegrasyonda sorumluluk aldığını sorsak ortaya koyamayan bazı kişilerin, bütün çalışmalarımız hakkında kesin hükümler vermesini kabul edemiyorum.
Bir çalışma hakkında bilgi sahibi olmamak ayıp değildir. Fakat bilmediği bir konuda insanları suçlamak, emeği küçümsemek ve topluluğun huzurunu bozmak ciddi bir sorumsuzluktur.

SİZLERDEN AÇIK BİR RİCAM VE BEKLENTİM VAR

Saygıdeğer yönetici arkadaşlarım,
Bugüne kadar sizlerden sabır istedim.
Sistemin tamamlanmasını beklemenizi istedim.
Çalışmalarımızın sonuçlarını gördükten sonra değerlendirme yapmanızı istedim.
Bugün ise sizlerden farklı bir şey rica ediyorum.
Lütfen birlikte ortaya çıkarmaya çalıştığımız eserin kurumsal saygınlığına sahip çıkın.
Bunun için hiç kimseyle kavga etmenizi, kimseye hakaret etmenizi veya benim şahsımı savunmanızı istemiyorum.
Ben kendi şahsımı savunabilecek yaştayım, tecrübeye ve iradeye sahibim.
Ancak sizlerin de içerisinde yer aldığı bir kurumsal yapının çalışma gruplarında, insanların birbirine hakaret etmesini, emek verenlerin aşağılanmasını ve doğrulanmamış iddiaların sorumsuzca yayılmasını normal karşılamanızı istemiyorum.
Gerektiğinde nezaketle müdahale edin.
İddia sahiplerini bilgiye ve belgeye davet edin.
Hakaret ile eleştiri arasındaki sınırı koruyun.
Kurumsal iletişim disiplinine sahip çıkın.
Çünkü bugün benim şahsıma yöneltilen haksız bir saldırıya sessiz kalınmasını normalleştirirsek, yarın aynı davranışların sizlere yönelmesine de engel olamayız.
Burada korumamız gereken yalnızca bir kurucunun itibarı değil, hepimizin yarın içerisinde görev almayı hedeflediği kurumsal yapının çalışma ahlakıdır.
GEREKİRSE BÜTÜN YÖNETİM KADROLARIMIZI GEÇİCİ OLARAK PASİF DURUMA ALACAĞIM
Değerli arkadaşlarım,
Bu konuda son derece ciddi olduğumu bilmenizi istiyorum.
Sistemimizin teknik açılış aşamasına geldiğimiz bu dönemde, kurumsal yapımızın sürekli kişisel tartışmalarla, hakaretlerle ve karşılıklı suçlamalarla meşgul edilmesini istemiyorum.
Bu nedenle, gerekli kurumsal disiplinin sağlanamaması hâlinde, bugüne kadar sistemimizde kayıt altına aldığımız ülke başkanlıkları, il başkanlıkları, sektör yönetimleri, STK yapılanmaları, KOBİBANK kadroları ve diğer bütün yönetim pozisyonlarını, şahsım dâhil, geçici olarak pasif statüye alma talimatı vermeyi değerlendiriyorum.
Böyle bir karar alınması hâlinde, teknik işletim sistemimizin faaliyete geçirilmesinden sonra görevler, yetkiler ve sorumluluklar yeniden değerlendirilecektir.
Bu kararın amacı kimseyi cezalandırmak değildir.
Kimsenin emeğini yok saymak, yıllardır bizimle yürüyen dostlarımızı değersizleştirmek veya insanları zorla bir arada tutmak gibi bir düşüncem de bulunmamaktadır.
Tam tersine, henüz operasyonel olarak faaliyete geçmemiş bir yapıda, insanların taşımadıkları sorumlulukların muhatabı hâline gelmesini önlemek istiyorum.
Hiç kimse benimle çalışmaya, bu projeye inanmaya veya geleceğini NBBTC içerisinde planlamaya mecbur değildir.
Ancak birlikte çalışma iradesi ortaya koyan herkesin, bu iradenin gerektirdiği asgari kurumsal sorumluluğu da taşıması gerektiğine inanıyorum.
Bu nedenle sizlerden açık bir tercih bekliyorum:
Eğer bu eseri sahipleniyorsanız, onun kurumsal ahlakına ve saygınlığına da sahip çıkın.
Eğer artık bu çalışmanın içerisinde bulunmak istemiyorsanız, bunu açıkça ifade edin. Kararınıza saygı duyarım.
Her iki tercih de benim için anlaşılabilir ve saygıdeğerdir.
Fakat belirsizlik içerisinde, sorumluluk üstlenmeden yalnızca beklenti oluşturulan bir yönetim düzenini sürdüremeyiz.

BİR DE GERÇEKTEN EMEK VEREN İNSANLAR VAR…

Bu süreçte bana ve çalışmalarımıza çok kıymetli katkılar sunan dostlarımız oldu.
Kimi bilgisini paylaştı.
Kimi uluslararası bağlantılarıyla destek verdi.
Kimi teknik çalışmalarımıza katkıda bulundu.
Kimi hiçbir karşılık beklemeden zamanını ayırdı.
Kimi de hiçbir şey yapma imkânı bulunmadığında yalnızca dua etti, başarı diledi, sabır gösterdi.
Bunların her birinin benim nazarımda ayrı bir değeri vardır.
Dikkat ediyorum da gerçekten emek veren, sorumluluk alan ve çalışmalarımızın zorluklarını bilen insanların önemli bir bölümü bugün bile nezaketini koruyor.
Buna karşılık, hiçbir somut sorumluluk üstlenmeden büyük beklentiler oluşturan bazı kişilerin, beklentileri gerçekleşmediğinde en ağır sözleri söyleyebilmesi gerçekten düşündürücüdür.
İnsanın bir esere katkısı yalnızca maddi imkânlarıyla ölçülmez. Fakat hiçbir katkı sunmamış olmak da başkalarının emeğini değersizleştirme hakkı doğurmaz.
Bugün zaten yoğun teknik ve kurumsal sorumluluk altında çalışıyoruz.
Günlerimiz sistem entegrasyonları, güvenlik kontrolleri, uluslararası görüşmeler, finansal süreçlerin teknik hazırlıkları ve işletim sistemimizin faaliyete geçirilmesi için gerekli çalışmalarla geçiyor.
Böyle bir dönemde, hiçbir çözüm önermeden yalnızca gerilim oluşturan davranışların çalışmalarımıza ilave yük getirdiğinin bilinmesini istiyorum.

SON OLARAK ŞUNU HERKESİN BİLMESİNİ İSTİYORUM

Ben bugüne kadar hiçbir arkadaşımı zorla yanımda tutmadım.
Hiç kimsenin bana inanmasını zorunlu görmedim.
Hiç kimseden karşılıksız sadakat talep etmedim.
İnsanların kendi kararlarını verebilmesini, kendi geleceklerini planlayabilmesini ve kendi iradeleriyle hareket etmesini her zaman önemsedim.
Bugün de aynı düşüncedeyim.
Ancak artık hepimizin anlaması gereken bir gerçek var:
Bir kurumun geleceğinde görev almak istemek ile o kurumun kuruluş sorumluluğunu paylaşmak aynı şey değildir.
Bizler artık niyetlerin değil, somut çalışmaların, görevlerin, yetkilerin ve sorumlulukların konuşulacağı bir aşamaya geliyoruz.
Sistemimiz faaliyete geçtiğinde herkesin görevi, yetkisi, sorumluluğu ve kurumsal ilişkisi belirlenmiş esaslara göre değerlendirilecektir.
O güne kadar sizlerden tek ricam, birbirinize ve ortaya koymaya çalıştığımız esere saygı göstermenizdir.
Benim için gerçek dostluk, her söylediğimi onaylamanız değildir.
Hatalarımı söyleyin. Eksiklerimi gösterin. Gerektiğinde itiraz edin. Bana karşı düşüncelerinizi açıkça ifade edin.
Ama bunu insan onuruna, emeğe ve kurumsal ahlaka yakışır biçimde yapın.
Ben üzerime düşen sorumluluğu yerine getirmeye, sistemimizi faaliyete geçirmek için bütün imkânlarımla çalışmaya devam edeceğim.
Sizlerden de aynı ciddiyeti, aynı nezaketi ve aynı sorumluluk bilincini bekliyorum.

Unutmayınız:

Bir eserin gerçek sahipleri, yalnızca ortaya çıktığında ondan yararlanmayı bekleyenler değil; ortaya çıkması için sorumluluk üstlenen, emek veren ve onun değerlerini koruyan insanlardır.
Hepinize bugüne kadarki sabrınız, emeğiniz, anlayışınız ve dostluğunuz için teşekkür ediyorum.
Allah hepimize akıl, sabır, vicdan ve başladığımız hayırlı işleri tamamlayabilme gücü versin.
Saygılarımla,
Dr. Necati Bulak
Kurucu ve Global Başkan
NBBTC GLOBAL
BENZER HABERLER