Günün makalesi: ”YENİ DÜNYA DÜZENİNDE YOL GÖSTERİCİNİZ”
NBBTC : İnsanları, İşletmeleri, Bilgiyi, Ticareti ve Ülkeleri Ortak Bir Ekonomik Dilde Buluşturma Yolculuğu
Dr. Necati Bulak
Kurucu & Global Başkan — NBBTC
Dünya yeni bir döneme giriyor.
Teknoloji hızlanıyor. Yapay zekâ insanlığın bilgi üretme biçimini değiştiriyor. Üretim coğrafyaları yeniden şekilleniyor. Ticaret koridorları değişiyor. Sermaye yeni pazarlar arıyor. Üniversiteler yalnızca eğitim veren kurumlar olmaktan çıkarak teknoloji ve üretimin ortaklarına dönüşüyor. Gençler yalnızca iş aramıyor; dünyanın herhangi bir noktasındaki fırsata ulaşmak istiyor. KOBİ’ler artık kendi şehirlerinin değil, küresel ekonominin oyuncusu olmak zorunda.
Fakat bütün bu dönüşümün ortasında büyük bir problem hâlâ çözülmüş değil:
Dünyanın ekonomik aktörleri aynı sistem içerisinde birbirlerini yeterince tanımıyor.
Bir ülkede üretim kapasitesi varken başka bir ülkede aynı ürüne ihtiyaç bulunabiliyor.
Bir işletmenin teknolojiye ihtiyacı varken dünyanın başka bir yerindeki üniversitede bunun bilgisi bulunabiliyor.
Bir yatırımcı fırsat ararken yatırım ihtiyacı olan işletme ona ulaşamayabiliyor.
Bir genç iş ararken şirket nitelikli çalışan bulamadığını söylüyor.
Bir KOBİ ihracat yapmak isterken doğru müşteriye, finansmana, lojistiğe veya bilgiye ulaşamıyor.
Sorun çoğu zaman dünyanın kaynaklarının yetersizliği değildir.
Sorun, kaynakların birbirlerini bulamamasıdır.
NBBTC‘nin dokuz yıllık saha yolculuğundan doğan temel soru tam olarak burada başladı:
Dünyanın ekonomik aktörleri birbirlerini tanıyabilse, anlayabilse, doğrulayabilse ve güvenilir biçimde birlikte çalışabilse ne olurdu?
Bugün kurmaya çalıştığımız sistem, bu soruya verilen cevaptır.
Bir Platform Değil, Ekonomik İşletim Modeli
NBBTC’yi yalnızca bir internet sitesi, ticaret ağı, yapay zekâ sistemi veya KOBİ platformu olarak tarif etmek eksik kalır.
Çünkü hedeflediğimiz yapı bunların her birini kendi uzmanlık alanında korurken, hepsini ortak bir ekonomik işletim mantığında birbirine bağlamaktır.
Bir işletmenin sisteme girdiğini düşünelim.
Önce kimliği ve kurumsal varlığı tanımlanır.
Belgeleri doğrulanır.
Şirketin ekonomik kapasitesi analiz edilir.
Ne ürettiği, ne satabileceği, ne satın aldığı, hangi teknolojiye ihtiyaç duyduğu, hangi pazarlara ulaşabileceği, hangi finansal veya operasyonel ihtiyaçlarının bulunduğu anlaşılmaya çalışılır.
Ardından sistem yalnızca veri göstermez.
İlişki arar.
Ürün ile pazarı…
Üretici ile alıcıyı…
KOBİ ile teknolojiyi…
Yatırım ile finansmanı…
Üniversite ile sanayiyi…
İnsan ile eğitimi…
Yetenek ile istihdamı…
İhtiyaç ile imkânı…
birbirine bağlamaya çalışır.
Ancak burada NBBTC’nin vazgeçmemesi gereken temel prensip devreye girer:
Yapay zekâ analiz eder.
Sistem ilişkilendirir.
İnsan değerlendirir.
Yetkili insan karar verir.
Sistem süreci takip eder.
Evidence gerçekleşeni kanıtlar.
Çünkü geleceğin dünyasını yalnızca daha fazla yapay zekâ değil, insanın yetkisini koruyan daha iyi sistemler inşa edecektir.
Dokuz Yıllık Sahayı Dijital Bir Sinir Sistemine Dönüştürmek
NBBTC’nin hikâyesi bugün yazılan kodlarla başlamadı.
Bugünkü mimarinin arkasında yaklaşık dokuz yıllık saha çalışması, insan ilişkileri, işletmeler, ülkeler, kurumlar, karşılaşılan sorunlar, başarısızlıklar, ihtiyaçlar ve edinilmiş tecrübeler bulunmaktadır.
Şimdi yapılmaya çalışılan, bu organizasyonel tecrübeyi sistemleştirmektir.
Başka bir ifadeyle:
Sahadaki organizasyonu dijitalleştirmek değil; sahada öğrenilmiş çalışma modelini kuralları, yetkileri, süreçleri ve kanıt mekanizmaları bulunan bir ekonomik işletim sistemine dönüştürmek.
Bu nedenle NBBTC’nin gelecekteki en büyük varlığı yalnızca yazılım kodu olmayacaktır.
İnsan + organizasyon + teknoloji + ekonomik ilişki birlikte çalışacaktır.
Ve bunun merkezinde yalnız yapay zekâ değil, insan bulunacaktır.
NBBTC’nin Dijital Sinir Sistemi
Bu nedenle bugün geliştirilmekte olan farklı NBBTC sistemlerini birbirinden bağımsız projeler olarak değerlendirmiyoruz.
NBBTC GLOBAL, ekosistemin ana kapısıdır.
NBBTC ID, ortak kimlik katmanıdır.
MY NBBTC, insanın kendi görevlerini, yetkilerini, şirketlerini, vakalarını ve ekonomik yolculuğunu yönettiği kişisel çalışma alanıdır.
KOBİPLUS, işletmenin ekonomik kimliğinin, Company360/Economic Passport yapısının, ihtiyaçlarının, kapasitesinin ve ticari gelişim yolculuğunun merkezidir.
NBBTC.AI, analiz, ilişkilendirme, MatchGraph ve karar desteği sağlayan zekâ katmanıdır.
Supervisor modeli, yapay zekâ ile işletme arasındaki insan operasyon katmanıdır.
TradeOS, ekonomik fırsatın gerçek ticari vakaya dönüştüğü işlem katmanıdır.
NBBTC GO, fiziksel hareketin, görevin, seyahatin ve saha operasyonunun çalışma alanıdır.
NBBTC EDU, eğitimden yetkinliğe, mobiliteden kariyere uzanan insan gelişim sistemidir.
NBBTC NGO, sosyal ve ekonomik kalkınma programlarının proje ve etki alanıdır.
NBBTC GOLD, değer, hak, rezerv ve doğrulama mimarisinin geliştirilmekte olan katmanıdır.
PeopleOS, insanı, pozisyonu, atamayı, yetkiyi ve erişimi birbirinden ayırır.
EvidenceOS ise sistemin belki de en önemli sorusunu sorar:
“Gerçekte ne oldu?”
Çünkü geleceğin ekonomik sisteminde yalnızca yapılan açıklamalar değil, kanıtlanabilen sonuçlar değer taşıyacaktır.
Yeni Ekonominin Hammaddesi: Güvenilir İlişki
NBBTC’nin gelecekteki gerçek ürünü yazılım olmayabilir.
Gerçek ürün:
Güvenilir ekonomik ilişki üretmek olabilir.
Bir Türk KOBİ’si Kore’deki bir teknoloji şirketini bulduğunda yalnızca iki şirket eşleşmiş olmaz.
Şirketler doğrulanmışsa…
İhtiyaç doğru analiz edilmişse…
Yetkiler belirlenmişse…
Supervisor süreci takip etmişse…
Taraflar karar vermişse…
TradeCase oluşturulmuşsa…
Finansman gerekiyorsa ilgili finansal kuruma taşınmışsa…
Fiziksel operasyon gerektiğinde GO devreye girmişse…
Ve işlem sonunda Evidence oluşmuşsa…
artık elimizde bir “lead” veya “match” yoktur.
Kanıtlanabilir ekonomik ilişki vardır.
Ve sistemin gelecekteki değeri tam burada doğacaktır.
Birinci Büyük Dönüşüm: Kullanıcıdan Ekonomik Düğüme
Geleneksel dijital platformlar kullanıcı sayılarıyla övünür.
NBBTC’nin gelecekte yalnızca kullanıcı sayısına bakması hata olacaktır.
Çünkü bir milyon pasif kayıt ile ekonomik faaliyet üreten yüz bin doğrulanmış aktör aynı şey değildir.
Asıl soru şu olmalıdır:
Bu ay NBBTC üzerinden kaç doğrulanmış ekonomik ilişki doğdu?
Kaçı ticari vakaya dönüştü?
Kaçı finansmana ulaştı?
Kaçı üretime dönüştü?
Kaçı istihdam oluşturdu?
Kaçı ihracat yaptı?
Kaçı eğitimden istihdama geçti?
Kaçı ikinci işlemini gerçekleştirdi?
İşte gelecekte NBBTC’nin gerçek büyüklüğünü bunlar gösterecektir.
Çünkü ilk işlem pilot olabilir.
İkinci işlem ihtiyaçtır.
Üçüncü ve onuncu işlemler ise sistemin ekonomik hayatın parçası olmaya başladığını gösterir.
KOBİ’den Ülkeye Uzanan Ekonomik Sinir Sistemi
Bu model büyüdükçe yalnızca işletmeleri birbirine bağlamakla kalmayabilir.
Bir ülkede belirli bir ürün açığı oluştuğunu düşünelim.
Sistem başka ülkelerdeki üretim kapasitesini görebilir.
Bu kapasiteyi uygun işletmelerle ilişkilendirebilir.
Yeni üretim gerekiyorsa yatırım ihtiyacını ortaya çıkarabilir.
Yatırım yeni insan kaynağı gerektiriyorsa EDU devreye girebilir.
Üniversiteler gerekli eğitim ve araştırma kapasitesiyle bağlanabilir.
KOBİPLUS tedarik zincirindeki şirketleri hazırlayabilir.
NBBTC.AI ilişkileri analiz edebilir.
TradeOS ortaya çıkan ekonomik işlemleri taşıyabilir.
GO fiziksel hareketi organize edebilir.
Finans kuruluşları kendi yetkileri çerçevesinde finansal kararlarını verebilir.
EvidenceOS sonuçları ölçebilir.
CountryOS, SectorOS, ProvinceOS ve diğer ekonomik ikiz yapıları bu sonuçlardan yeni ekonomik görünüm üretebilir.
Böylece sistem içerisinde yaşayan bir döngü oluşur:
VERİ
↓
ANLAM
↓
FIRSAT
↓
İNSAN KARARI
↓
İŞLEM
↓
SONUÇ
↓
KANIT
↓
YENİ VERİ
↓
DAHA İYİ ANLAM
Bu döngü binlerce, milyonlarca kez çalışmaya başladığında artık karşımızda yalnızca yazılım değil, yaşayan ekonomik bir sinir sistemi bulunacaktır.
Üç Ağın Birleştiği Dünya
NBBTC vizyonunun en ileri aşamasında üç büyük ağın aynı mimari içerisinde birbirini beslediğini düşünüyoruz.
Ekonomik Ağ
İşletme, üretici, tedarikçi, alıcı, yatırımcı, banka, lojistik şirketi ve diğer ekonomik aktörler.
İnsan Ağı
Öğrenci, çalışan, uzman, akademisyen, girişimci, Supervisor, yönetici ve yatırımcı.
Bilgi Ağı
İhtiyaç, araştırma, teknoloji, know-how, eğitim, uygulama ve sonuç.
Bu üç ağ birbirine bağlandığında ekonomik hayatın farklı parçaları birbirlerini tetiklemeye başlar.
Bir ticaret ihtiyacı yeni eğitim ihtiyacı oluşturabilir.
Eğitim yeni insan kapasitesi oluşturabilir.
Yeni insan kapasitesi üretimi geliştirebilir.
Üretim yatırım ihtiyacı doğurabilir.
Yatırım istihdam oluşturabilir.
İstihdam yeni tüketim ve üretim kapasitesi yaratabilir.
Üretim yeni ticaret doğurabilir.
Ticaret yeni veri üretir.
Yeni veri sisteme geri döner.
Ve sistem yeniden öğrenir.
NBBTC‘nin “dijital sinir sistemi” kavramının gerçek anlamı burada ortaya çıkar.
119 Ülke: Bayrak Sayısı Değil, Ekonomik Düğüm Ağı
119 ülke hedefinin değeri harita üzerine 119 bayrak yerleştirmek değildir.
Gerçek başarı;
119 ülkede çalışan kurumların,
doğrulanmış işletmelerin,
Supervisor ağlarının,
üniversitelerin,
insan kaynaklarının,
ticari vakaların,
yatırımların,
projelerin
ve gerçekleşmiş sonuçların aynı ekonomik dil üzerinden ilişki kurabilmesidir.
Böyle bir yapı gerçekleştiğinde NBBTC’nin önünde çok farklı bir kapasite oluşabilir:
Yaşayan bir ekonomik ilişki haritası.
Kim ne üretiyor?
Kim ne arıyor?
Nerede üretim kapasitesi var?
Nerede ihtiyaç var?
Hangi şirket teknoloji arıyor?
Hangi üniversitede o teknolojiye ilişkin bilgi var?
Hangi bölgede yatırım yapılabilir?
Hangi beceriye ihtiyaç duyuluyor?
Hangi eğitim programı bunu karşılayabilir?
Hangi işletme finansmana ihtiyaç duyuyor?
Hangi finansal araç ilgili işlem için değerlendirilebilir?
Ve hepsinden önemlisi:
Hangisi yalnızca plan, hangisi gerçekten gerçekleşmiş?
Bu son sorunun cevabını Evidence vermelidir.
B2B’den B2G’ye, B2G’den G2G’ye
NBBTC’nin ölçeklenmesi halinde doğal gelişim alanlarından biri de budur.
Başlangıçta işletmeler birbirleriyle çalışır:
B2B.
Sonra işletmeler ile kamu kurumları aynı doğrulanabilir ekonomik çalışma alanlarında buluşabilir:
B2G.
Daha ileri aşamada ülkelerin kurumları ortak ekonomik projelerde ve ticaret koridorlarında birbirleriyle çalışabilir:
G2G.
Ancak burada çok önemli bir prensip korunmalıdır:
NBBTC devletlerin yerine karar veren yapı olmamalıdır.
NBBTC bankaların yerine kredi kararı vermemelidir.
NBBTC şirketlerin yerine ticari karar vermemelidir.
NBBTC üniversitelerin akademik yetkisini devralmamalıdır.
NBBTC insanın iradesinin yerine geçmemelidir.
Tam tersine;
her aktör kendi yetkisini korurken birbirleriyle daha güvenilir çalışabilmelidir.
Federatif Ekonomik İşletim Altyapısı
İşte bu nedenle NBBTC’nin nihai mimarisini tek merkezden dünyayı yöneten devasa bir yapı olarak görmüyoruz.
Geleceğin modeli daha farklıdır.
Türkiye kendi ekonomik düğümünü çalıştırır.
Kore kendi düğümünü çalıştırır.
Afrika ülkeleri kendi sistemleri ve hukukları içerisinde yer alır.
Bankalar kendi düzenlemelerine göre karar verir.
Üniversiteler kendi akademik bağımsızlığını korur.
Şirketler kendi ticari iradesini kullanır.
İnsan kendi kararını verir.
Fakat bütün bu aktörler ortak protokoller, doğrulanmış kimlikler, tanımlı yetkiler, ekonomik vakalar ve kanıt standartları üzerinden birbirleriyle çalışabilir.
Bunun adı bizim için giderek daha netleşmektedir:
FEDERATED ECONOMIC OPERATING INFRASTRUCTURE
Federatif Ekonomik İşletim Altyapısı
Merkez her şeyi yönetmez.
Merkez birlikte çalışabilmenin kurallarını ve altyapısını oluşturur.
NBBTC Dünyayı Yönetmek İçin Kurulmuyor
Bu ayrımı özellikle yapmak gerekir.
NBBTC’nin amacı dünyanın ekonomisini yönetmek olmamalıdır.
Böyle bir düşünce hem gerçekçi değildir hem de kurduğumuz insan merkezli mimariyle çelişir.
Ama çok daha anlamlı bir hedef mümkündür:
Dünyanın ekonomik aktörlerinin birbirleriyle daha iyi çalışabilmelerine yardımcı olmak.
İşte NBBTC’nin ulaşabileceği en büyük ölçek budur.
İnsan karar verir.
Kurum yetkisini korur.
Devlet egemenliğini korur.
Şirket kendi ekonomik iradesini kullanır.
Teknoloji bunların yerine geçmez.
Teknoloji aralarındaki karmaşıklığı azaltır.
Yeni Dünya Düzeninde Yapay Zekânın Yeri
Yeni dünyanın en büyük tartışmalarından biri insan ile yapay zekâ arasındaki ilişki olacaktır.
Bizim cevabımız nettir:
İnsanı sistemden çıkarmak değil, insanın daha doğru karar verebilmesini sağlamak.
AI milyonlarca veriyi insandan daha hızlı tarayabilir.
Örüntüleri görebilir.
Fırsatları ilişkilendirebilir.
Riskleri işaretleyebilir.
Senaryolar üretebilir.
Ama ekonomik, hukuki ve insani sorumluluk gerektiren nihai kararın yetkili insanda kalması gerekir.
Bu nedenle NBBTC’nin gelecekteki teknolojik başarısı yalnızca “ne kadar güçlü AI geliştirdiği” ile ölçülmemelidir.
Daha önemli soru şudur:
AI ile insan arasında ne kadar doğru bir yetki dengesi kurabildi?
Güven İnsanların İyi Olmasına Bağlanmamalıdır
Yeni ekonomik düzenin başka bir temel prensibi de budur.
İyi sistem, herkesin dürüst olacağını varsayan sistem değildir.
İyi sistem, tek bir kişinin sistemi yanlış çalıştırmasını zorlaştıran sistemdir.
Bu nedenle kimlik ile yetki ayrılmalıdır.
Maker ile Checker ayrılmalıdır.
Karar ile uygulama ayrılmalıdır.
Varlık ile yükümlülük ayrılmalıdır.
Rezerv ile hak ilişkilendirilmelidir.
İşlem ile kanıt birbirinden kopmamalıdır.
Ve kritik ekonomik olayların izi sonradan üretilecek raporlara değil, işlemin kendisine bağlanmalıdır.
NBBTC’nin gelecekteki güven mimarisi insanların karakterinden değil, doğru tasarlanmış sorumluluk ve kanıt sisteminden doğmalıdır.
Hedeften Kanıta
Belki de bütün NBBTC mimarisini iki kelimeyle anlatmak mümkündür:
Hedef → Kanıt
Bugün konuştuğumuz 119 ülke bir hedeftir.
Uluslararası ticaret ağları hedeftir.
Milyonlarca KOBİ hedeftir.
İstihdam hedefleri hedeftir.
Üniversite ağları hedeftir.
Yatırımlar hedeftir.
Yeni ekonomik şehirler hedeftir.
Bunların hiçbiri yalnızca söylenerek başarıya dönüşmez.
NBBTC’nin kendisine karşı da acımasız olması gerekir.
Plan plan olarak görünmeli.
Pilot pilot olarak görünmeli.
Görüşme görüşme olarak görünmeli.
Sözleşme sözleşme olarak görünmeli.
Gerçekleşme ise yalnızca kanıtlandığında gerçekleşme olarak kabul edilmelidir.
Çünkü bizim iddiamız büyük olabilir.
Ama:
Vizyonumuz dev, egomuz küçük.
Rakamlarımız hedef, kanıtlarımız gerçektir.
Kendimizi bugün olduğumuz yerden ölçer, yarın olmak istediğimiz yere göre çalışırız.
Bir Gün NBBTC’nin Adını Bile Söylemeye Gerek Kalmayabilir
Belki de bu yolculuğun en ilginç sonucu budur.
Gerçek altyapılar zamanla görünmezleşir.
İnsanlar EDU’dan eğitim alır.
KOBİ KOBİPLUS’tan çalışır.
Supervisor MY NBBTC’den görevini yürütür.
Üniversite kendi çalışma ekranını kullanır.
Banka kendi bankacılık sisteminden ilgili ticari vakayı değerlendirir.
Bir kamu kurumu CountryOS üzerinden ekonomik görünümü izler.
Bir saha görevi GO üzerinden ilerler.
Bir ticaret TradeOS içerisinde gerçekleşir.
Bir sonuç EvidenceOS tarafından doğrulanır.
Fakat bütün bunların altında aynı ekonomik dil çalışır:
Identity → Authority → Context → Opportunity → Human Decision → Transaction → Evidence → Outcome
O gün NBBTC artık yalnızca kullanılan bir marka olmayacaktır.
Bir çalışma standardına dönüşmeye başlayacaktır.
En Büyük Hedefimiz NBBTC’yi Büyütmek Değil
Belki yıllar sonra bugünlere dönüp baktığımızda başarımızı kaç ofis açtığımızla, kaç internet sitesi kurduğumuzla veya kaç kişinin NBBTC adını bildiğiyle ölçmeyeceğiz.
Daha büyük bir soru soracağız:
Biz dünyaya birlikte çalışmanın daha güvenilir bir yolunu bırakabildik mi?
Eğer bir Türk KOBİ’si Kore’deki doğru teknolojiye ulaşabiliyorsa…
Afrika’daki bir üretici dünyanın başka bir ülkesindeki pazarı bulabiliyorsa…
Bir öğrenci aldığı eğitimi gerçek kariyer fırsatına dönüştürebiliyorsa…
Bir üniversitenin bilgisi sanayinin ihtiyacıyla buluşabiliyorsa…
Bir yatırımcı doğrulanmış projeyi görebiliyorsa…
Bir banka daha nitelikli ekonomik vakayı değerlendirebiliyorsa…
Bir devlet kurumu uyguladığı ekonomik politikanın sonucunu ölçebiliyorsa…
Ve bütün bunların sonunda sistem:
“İşte gerçekleşen sonuç ve işte kanıtı.”
diyebiliyorsa…
işte o zaman dokuz yıl önce başlayan saha yolculuğu gerçek anlamını bulmuş olacaktır.
Yeni Dünya Düzeninde Yol Göstericiniz
Yeni dünya düzeninde yol göstericiniz tek başına yapay zekâ olmayacaktır.
Tek başına sermaye olmayacaktır.
Tek başına teknoloji de olmayacaktır.
Geleceğin gerçek gücü;
insanı, bilgiyi, üretimi, ticareti, eğitimi, finansı, teknolojiyi ve güveni aynı çalışma düzeninde buluşturabilmek olacaktır.
NBBTC’nin yolculuğu bunun arayışıdır.
Bugün sistemlerimizi kuruyoruz.
Yarın birbirlerini tanıyacaklar.
Sonra birlikte çalışacaklar.
Ardından insanlarla, işletmelerle ve kurumlarla birlikte ekonomik sonuç üretecekler.
Ve her sonuç yeni bilgiye dönüşerek sistemi yeniden besleyecek.
Bir gün bu ekonomik dil ülkeler, kurumlar ve milyonlarca insan tarafından kullanılmaya başlanırsa NBBTC’nin en büyük başarısı dünyanın en büyük platformlarından biri olmak olmayacaktır.
Çok daha kalıcı bir şey olacaktır:
Dünyanın birlikte çalışabileceği ekonomik bir işletim standardının oluşmasına katkıda bulunmak.
Çünkü platformlar değişir.
Şirketler değişir.
Teknolojiler değişir.
Yapay zekâ modelleri değişir.
Nesiller değişir.
Ama insanlığın birbirini tanımaya, güvenmeye, üretmeye, paylaşmaya ve birlikte çalışmaya olan ihtiyacı devam eder.
Bizim nihai hedefimiz de tam burada yatmaktadır:
Dünyayı yönetmek değil; dünyanın daha iyi birlikte çalışabilmesine katkı sağlamak.
İnsanın yerine geçmek değil; insanın imkânlarını büyütmek.
Daha fazla vaat üretmek değil; hedefleri kanıta dönüştürmek.
Ve belki de yeni dünya düzeninin en güçlü cümlesi budur:
İnsan → Bilgi → İşletme → Teknoloji → Fırsat → Karar → Ticaret → Değer → Kanıt → Ortak Gelecek
NBBTC
Yeni Dünya Düzeninde Yol Göstericiniz.
Tek sistem değil; sistemlerin sistemi.
Tek karar değil; doğru bilgiyle güçlendirilmiş insan kararı.
Tek ülke değil; birbirine bağlanan bir dünya.
Tek vaat değil; kanıtlanabilir sonuç.
-
ARTIK SIRTINIZI YASLAYIN… BIRAKIN DÜNYA BİZİ İZLESİN!
-
TÜM YÖNETİCİLERİMİZE, ÇALIŞMA ARKADAŞLARIMIZA , VE BU ESERİN GELECEĞİNE İNANAN HERKESE AÇIK MESAJIMDIR
-
NBBTC GLOBAL | KURUMSAL BİLGİLENDİRME
-
TÜRKİYE TEŞKİLATINA ÖNEMLİ DUYURU RESMÎ 15 BANKA GÜNLÜK GERİ SAYIM SÜRECİ BAŞLATILMIŞTIR
-
BÜYÜK BİR YOLCULUĞUN EŞİĞİNDE…
-
BİRLİKTE YÜRÜDÜĞÜMÜZ YOLUN BİZE YÜKLEDİĞİ SORUMLULUK


