# ŞİMDİ NİHAİ FİLMİ SEYRETME ZAMANI
Bazen susarım.
Bazen yorulduğumu söylerim.
Bazen de her şeyi bırakıp uzun bir sessizliğe çekilecekmişim gibi yazarım.
Çünkü insanın yalnızca önündeki yolu değil, *arkasında ve yanında kimlerin yürüdüğünü de zaman zaman görmesi gerekir.*
Kim dost?
Kim gerçekten bizimle?
Kim yalnızca işler yolundayken yanımızda?
Kim hâlâ aynı hedefe inanıyor?
Kim umudunu çoktan kaybetmiş?
Kim bir omuz vermeye hazır?
Kim sadece sonucu bekliyor?
Ve kim daha perde açılmadan filmin sonunu yazıyor?
Bunları bilmeden büyük bir yolculuğa devam edemezsiniz.
Ben de zaman zaman bu yüzden böyle yazılar yazarım.
İnsanları sınamak için değil; *yol arkadaşlarımı tanımak için.*
Son yazımdan sonra gelen yorumları dikkatle okudum.
“Dinlenin, sizi bekliyoruz” diyenleri gördüm.
“Yerimizdeyiz” diyenleri gördüm.
“Biz yeterince destek olamadık” diyerek özeleştiri yapabilenleri gördüm.
Dualarını gönderenleri, umudunu koruyanları, “dönüşünüzü bekleyeceğiz” diyenleri gördüm.
Hepsini bir kenara yazdım.
Bir de isimsizliğin arkasından;
*“Bu filmi daha önce seyretmiştik.”*
diyenleri gördüm.
Haklısınız.
Fragmanları uzun sürdü.
Bazen tarih verdik, olmadı.
Bazen perdeyi açacağımızı söyledik, şartlar değişti.
Bazen bizim kontrolümüzde olmayan nedenlerle bekledik.
Bazen de kendi hatalarımız yüzünden geciktik.
Bunlardan kaçmıyorum.
Fakat küçük bir fark var:
### Şimdi fragman bitti.
“Bu filmi daha önce seyretmiştik” diyenlere de kızmıyorum.
Tam tersine…
*O hâlde koltuğunuza biraz daha sağlam oturun.*
Çünkü şimdi size daha önce seyrettiğinizi sandığınız filmi değil;
## *GERÇEK VİZYONU VE NİHAİ FİLMİ SEYRETTİRME ZAMANI GELDİ.*
—
Yıllardır binlerce dosya hazırladık.
Modeller kurduk.
Ülkeler arasında bağlantılar oluşturduk.
İnsan kaynağı hazırladık.
Ticaretin, teknolojinin, üretimin, tarımın, finansın, eğitimin, hukukun ve sosyal kalkınmanın birbirinden kopuk parçalar değil, *tek bir büyük sistemin parçaları olabileceğini* anlatmaya çalıştık.
Belki çok anlattık.
Belki gereğinden fazla paylaştık.
Belki henüz zamanı gelmemiş şeylerin bile perdesini erkenden açtık.
Şimdi yöntem değişiyor.
Artık size ne yapacağımızı uzun uzun anlatmak yerine;
*ne yaptığımızı göstermek istiyoruz.*
Çünkü arka planda duran bir yapı var.
Hazırlananlar var.
Üzerinde çalışılanlar var.
Masada bekleyenler var.
Dünyanın farklı noktalarında yürütülen görüşmeler var.
Ve zamanı geldiğinde birbiri ardına açılacak kapılar var.
Bunların hepsini bugün burada açıklamayacağım.
Zaten yazının amacı da bu değil.
Bu defa biraz *merak edin.*
—
Özellikle bana;
“Dinlenin ama geri dönün…”
“Umudumuzu kaybetmedik…”
“Biz buradayız…”
“Bu projeler sahipsiz kalmayacak…”
diyen dostlarıma sesleniyorum:
### Şimdi siz seyredin.
Bakın bakalım umutlarınız için neler hazırlamışız.
Bakın bakalım yıllardır konuştuğumuz hedeflerin arkasında gerçekten ne varmış.
Bakın bakalım binlerce dosya yalnızca kâğıt mıymış, yoksa büyük bir yapının teknik hafızası mıymış.
Ve en önemlisi;
*bakın bakalım biz gerçekten durmuş muyuz?*
Belki de siz ön tarafta sessizlik görürken, arka tarafta hayatımızın en büyük hazırlıklarından birini yapıyorduk.
—
Ben yoruldum mu?
*Evet.*
Kırıldım mı?
*Hem de çok.*
Bazı insanlardan beklediğim desteği göremedim mi?
*Göremedim.*
Hata yaptım mı?
*Elbette yaptım.*
Söz verdiğim bazı tarihleri tutturamadım mı?
*Evet.*
Bunların hiçbirisini silmiyorum.
Çünkü ayağa kalkmak için önce neden düştüğünü kabul edecek kadar cesur olmak gerekir.
Fakat yorulmakla *bitmek* aynı şey değildir.
Gecikmekle *vazgeçmek* aynı şey değildir.
Sessiz kalmakla *teslim olmak* ise hiç aynı şey değildir.
Bazen insan geri çekilir.
Etrafına bakar.
Yükünü hafifletir.
Yanındaki insanları görür.
Pusulasını yeniden kontrol eder.
Sonra…
### Bir daha aynı şekilde yürümemek için ayağa kalkar.
Benim “Under Construction” dediğim şey tam olarak buydu.
Meğer bazıları tabelayı görünce binanın yıkıldığını düşünmüş.
Hayır dostlar.
### Bina yıkılmadı.
*İçeride kat çıkıyoruz.*
—
Bundan sonra kimseyi bizimle yürümeye ikna etmeyeceğim.
Kimseye hayallerimizi kabul ettirmeye çalışmayacağım.
Kimsenin inancını sorgulamayacağım.
İnanmayanın da canı sağ olsun.
Eleştirenin de…
Bekleyenin de…
Bizimle yürüyenin de…
Çünkü artık tartışmaya değil, *icraata* ihtiyacımız var.
Bizimle aynı hedefe bakanlarla yolumuza devam edeceğiz.
Ve bundan sonraki dönemin ölçüsü çok basit olacak:
**Söz değil, sonuç.
İddia değil, icraat.
Dosya değil, uygulama.
Beklenti değil, gerçekleşme.**
Beni tanıyanlar bilir.
Ben düştüğüm yerden kalkmayı severim.
Ama bu defa sadece ayağa kalkmak istemiyorum.
### Bu defa şahlanmak istiyorum.
Çünkü yıllardır verdiğimiz emeğin, uykusuz gecelerin, kurduğumuz ilişkilerin ve hazırladığımız binlerce sayfanın bir anlamı varsa, artık o anlamın kâğıttan çıkıp hayata dokunma zamanı gelmiştir.
Dolayısıyla dün bana umut veren dostlarıma teşekkür ediyorum.
Şüphe edenlere de teşekkür ediyorum.
“Bu filmi daha önce seyrettik” diyenlere ise özellikle teşekkür ediyorum.
Çünkü bana yazının son cümlesini onlar verdiler:
## *Evet, fragmanı daha önce seyrettiniz.*
### Ama şimdi ışıklar kapanıyor.
### Perde açılıyor.
### Ve gerçek vizyon başlıyor.
Bu defa ne olacağını anlatmayacağım.
*Hep birlikte seyredeceğiz.*
Hazırlıklarımızı yaptık.
Eksiklerimizi gördük.
Dostlarımızı gördük.
Yol arkadaşlarımızı gördük.
Şimdi sıra bizde.
*Ayağa kalkıyoruz.*
Ve Allah nasip ederse bu defa yalnızca yürümeye değil;
# *ŞAHLANMAYA GELİYORUZ.*
Dr.Necati BULAK
-
KOBİPLUS TEST YAYINI
-
KOBİBANK – KOBİPLUS UYGULAMA DÖNEMİ EKİP BİLGİLENDİRME NOTU
-
NBBTC GLOBAL İRLANDA’DA YENİ DÖNEM
-
Londra’dan dünyaya barış, insanlık ve dayanışma mesajı
-
NBBTC BİRLEŞİK KRALLIK’TA YENİ DÖNEM
-
NBBTC GÜNEY SUDAN EKİBİ SAHADA: YENİ DÖNEM İÇİN BEYİN FIRTINASI TOPLANTISI


