SİZ HÂLÂ ONLARI FOTOĞRAF MI SANIYORSUNUZ?
Son zamanlarda bana sıkça aynı soru soruluyor:
“Neden hep eski fotoğraflarınızı yayımlıyorsunuz? Yeni fotoğraflar nerede?”
Bu soruyu her duyduğumda aslında aramızdaki bakış farkını daha iyi anlıyorum.
Çünkü siz onların bazılarına eski birer fotoğraf olarak bakıyorsunuz.
Ben ise baktığımda, bugün ortaya çıkarmaya çalıştığımız sistemin geçmişini, hafızasını ve özgeçmişini görüyorum.
Onlar bir seminere gidip, tanımadığım insanların yanına geçerek gülümseyip çektirdiğim hatıra kareleri değil.

Her birinin arkasında yıllar var.
Yolculuklar var.
Masraflar var.
Kurulmuş ilişkiler var.
Ödenmiş maddi ve manevi bedeller var.
Defalarca gidilip gelinen ülkeler, açılan kapılar, kapanan kapılar ve yeniden açılan kapılar var.
Bazı ilişkiler bir toplantıda kurulmadı.
Yıllar sürdü.
Bazı ülkelere bir kez değil, defalarca gidildi.
Bazı görüşmeler sonuç verdi, bazıları vermedi.
Bazen yanlış insanlara güvendik.
Bazen çok ağır hayal kırıklıkları yaşadık.
Ama hiçbir yolculuk tamamen boşa gitmedi.
Çünkü her biri bize bir insan, bir ilişki, bir tecrübe, bir ülke bilgisi, bir temas noktası bıraktı.
Kısacası;
O fotoğrafların her biri bugünkü NBBTC mimarisinin geçmişten bugüne bırakılmış yapı taşlarıdır.
Siz fotoğraftaki insanlara baktınız.
Ben o insanların temsil ettiği ülkeleri, kurumları, şirketleri, ilişkileri ve yarın yeniden kurulabilecek masaları gördüm.
Siz fotoğrafın çekildiği güne baktınız.
Ben o günün bugün neye dönüşebileceğine baktım.
Çünkü NBBTC dün kurulmuş bir hayal değildir.
Bugün konuştuğumuz uluslararası ticaretin, finansın, teknolojinin, üretimin, ülke yapılanmasının ve kurumsal sistem arayışının arkasında yılların biriktirdiği bir ilişki hafızası vardır.
Ve şimdi o hafızanın neden oluşturulduğunu gösterme zamanı geliyor.

Bir fotoğrafın içinde yalnızca iki insan yoktur.
Bazen bir ülke vardır.
Bazen bir kurum vardır.
Bazen bir fabrika ihtimali vardır.
Bazen bir finansman kapısı vardır.
Bazen yıllar sonra yeniden açılabilecek bir ilişki vardır.
Uluslararası ilişkiler böyledir.
Bugün tanıştığınız bir insanla yarın iş yapamayabilirsiniz.
Ama üç yıl sonra aynı insan başka bir kurumun başında karşınıza çıkabilir.
Bugün yalnızca bir kartvizit değiştirirsiniz.
Yıllar sonra o kartvizit bir yatırımın, bir fabrikanın, bir ihracatın veya yeni bir ülke kapısının başlangıcı olabilir.
Bu nedenle ben o karelere hiçbir zaman yalnızca fotoğraf olarak bakmadım.
Onları birer ilişki kaydı, birer tarih kaydı, birer kurumsal hafıza olarak gördüm.
Şimdi yapmaya çalıştığımız şey de tam olarak budur:
Yıllar boyunca insanların hafızasında, telefon rehberlerinde, mesajlarda, eski dosyalarda ve fotoğraf arşivlerinde duran bu büyük ilişki birikimini kurumsal bir sisteme dönüştürmek.
Çünkü büyük bir yapı yalnızca insanların hafızasıyla yönetilemez.
İlişkiyi kurmak başka şeydir.
O ilişkiyi kurumsal hafızaya dönüştürmek başka şeydir.

ŞİMDİ YENİ FOTOĞRAFLARI KONUŞALIM
Madem soruluyor:
“Yeni fotoğraflar nerede?”
O halde biraz da bundan sonrasını konuşalım.
Kore’de önümüzdeki dönem için otomotivden bankacılığa, üniversitelerden sağlık sektörüne, kamu kurumlarından yerel yönetimlere ve büyük şirketlere uzanan yoğun bir çalışma programı üzerinde çalışılıyor.
Hyundai ve Kia başta olmak üzere otomotiv sektöründeki temaslar, KGM, finans kuruluşları, üniversiteler, sağlık kuruluşları, kamu kurumları, belediye başkanları, yerel yöneticiler ve çeşitli şirketlerle yapılması planlanan görüşmeler bulunuyor.
Bunların hiçbirisini bugün olmuş, tamamlanmış veya sonuçlanmış işler gibi anlatmıyorum.
Çünkü bu defa öğrendiğimiz çok önemli bir şey var:
Önce tamamlayacağız, sonra konuşacağız.
Yeni fotoğraflar gelecek.
Ama ben artık yalnızca yeni fotoğraf istemiyorum.
Yeni sonuç istiyorum.

Çin’de dünya ölçeğindeki şirketler ve kurumlarla yeni iş birliği modelleri üzerinde çalışıyoruz.
Burada mesele yalnızca Çin’e gitmek değil.
Çin’in üretim, teknoloji, tedarik ve finans kabiliyetiyle Türkiye’nin ve NBBTC ağı içerisindeki ülkelerin ihtiyaçlarını doğru şekilde buluşturabilmek.
Dünyanın en büyük üretim ve tedarik merkezlerinden biriyle kurulacak ilişkilerin karşılıklı ekonomik değere dönüşmesini istiyoruz.
Vietnam’da geçmişten gelen otomotiv ve üretim tecrübelerinin yeni uluslararası ortaklık modelleri içerisinde yeniden değerlendirilmesi yönünde çalışmalar var.
Vietnam bugün yalnızca düşük maliyetli üretim yapılan bir ülke değildir.
Yeni Asya ekonomik düzeninin önemli üretim merkezlerinden biridir.
Burada da sorumuz basit:
Üretim ortaklığı olur mu?
Teknoloji transferi olur mu?
Yeni tedarik zincirleri kurulabilir mi?
Türkiye ile karşılıklı ticaret ve üretim modelleri oluşturulabilir mi?
Tayland’da ise mevcut ilişkiler üzerinden finans, dijital varlıklar ve gerekli lisanslama modellerine ilişkin ciddi çalışmalar ve değerlendirmeler yürütülüyor.

Burada da aynı ilke geçerli:
Henüz sonuçlanmamış hiçbir süreci sonuçlanmış gibi anlatmayacağız.
Finans dünyasında lisans, mevzuat, banka, uyum, denetim, sermaye ve güven birbirinden ayrı düşünülemez.
Bundan sonraki NBBTC yaklaşımında bir fikrin büyük olması yeterli olmayacak.
Hukuken uygulanabilir olması gerekecek.
Finansal olarak sürdürülebilir olması gerekecek.
Kurumsal olarak doğrulanabilir olması gerekecek.

ARTIK ÖLÇÜMÜMÜZ DEĞİŞİYOR
Bundan sonraki dönemde NBBTC’nin başarısını kaç sayfa rapor yazdığıyla ölçmeyeceğiz.
Kaç proje adı ürettiğiyle ölçmeyeceğiz.
Kaç fotoğraf yayımladığıyla ölçmeyeceğiz.
Kaç kişiyi tanıdığıyla da ölçmeyeceğiz.
Yeni ölçülerimiz başka olacak.
Kaç gerçek ticaret oluştu?
Kaç şirket eşleşti?
Kaç yatırım gerçekleşti?
Kaç proje finansmana ulaştı?
Kaç üretim hattı kuruldu?
Kaç teknoloji transfer edildi?
Kaç Türk şirketi yeni pazara girdi?
Kaç yabancı yatırımcı Türkiye’de doğru projeyle buluştu?
Kaç insan istihdam edildi?
Ülkemize ne kadar gerçek ekonomik değer kazandırıldı?
İşte bundan sonraki sınavımız budur.

ÖNÜMÜZDE 90 GÜN VAR
Bu 90 günü sıradan bir çalışma takvimi olarak görmüyorum.
Yıllardır oluşturduğumuz ilişkilerin, geliştirdiğimiz modellerin, hazırladığımız projelerin ve bugün kurmaya çalıştığımız işletim sisteminin sahaya çıkma dönemi olarak görüyorum.
Bu 90 gün boyunca amaç yalnızca görüşme yapmak olmayacak.
Görüşmeyi projeye,
projeyi dosyaya,
dosyayı finansmana,
finansmanı uygulamaya,
uygulamayı ticarete,
ticareti ekonomik değere
dönüştürmek olacak.
Çünkü bizim hiçbir zaman fikir eksikliğimiz olmadı.
Bizim asıl eksiğimiz, fikri sonuca götüren sistemdi.
Bugün onu kurmaya çalışıyoruz.

BUGÜN GEÇMİŞTE OLMAYAN BİR ŞEYİMİZ VAR
KENDİ İŞLETİM SİSTEMİMİZİ KURUYORUZ
NBBTC artık yalnızca insanları birbirleriyle tanıştıran klasik bir iş ağı olarak kalmak istemiyor.
Çünkü dünyada insanları tanıştıran binlerce yapı var.
Ticaret heyetleri var.
Odalar var.
Dernekler var.
Platformlar var.
Danışmanlık şirketleri var.
Pazar yerleri var.
Sosyal ağlar var.
Bizim ulaşmak istediğimiz nokta başka.
Bir şirket geldiğinde;
Kimdir?
Ne üretiyor?
Neye ihtiyacı var?
Hangi ülkeye girebilir?
Hangi şirketle eşleşebilir?
Hangi finansman modeli uygundur?
Hangi hukuk uygulanır?
Lojistiği nasıl çözülür?
Hangi riskler vardır?
Kim karar verecek?
Süreç nerede bekliyor?
Sonuç nasıl doğrulanacak?
Bu soruların tamamının aynı sistem içerisinde yönetilebildiği bir yapı kurmak istiyoruz.
Firmayı, talebi, ürünü, sermayeyi, ülkeyi, hukuku, lojistiği, riski, eşleşmeyi, kararı ve işlemi aynı mimari içerisinde yönetmek istiyoruz.

İşte bugün bunun adına;
NBBTC İŞLETİM SİSTEMİ
diyoruz.
—
İşte eski fotoğrafların bugünkü anlamı da burada ortaya çıkıyor.
Dün kurduğumuz ilişkiler dağınıktı.
Bir kısmı telefon rehberindeydi.
Bir kısmı mesajlarda.
Bir kısmı insanların hafızasında.
Bir kısmı eski dosyalarda.
Bir kısmı fotoğraf arşivlerinde.
Şimdi yapmak istediğimiz şey, bu ilişki sermayesini sistematik hale getirmek.
Bir fotoğrafın arkasında bir kişi varsa;
o kişi hangi kurumla ilişkili?
Hangi ülkeyle?
Hangi sektörle?
Hangi projeyle?
Bugün hâlâ aktif mi?
Yeni bir fırsata dönüşebilir mi?
Hangi şirketimiz için değer üretebilir?
Sistem bunları hatırlayabilmeli.
Çünkü geleceğin kurumları yalnızca belge saklayan kurumlar olmayacak.
İlişkilerini anlayabilen kurumlar olacak.
Hafızasını işletebilen kurumlar olacak.
Veriden fırsat çıkarabilen kurumlar olacak.
Fırsatı gerçek ekonomik işleme dönüştürebilen kurumlar olacak.

DÜN, BUGÜN VE ÖNÜMÜZDEKİ 90 GÜN
Şimdi NBBTC tarihinde ilk kez üç büyük unsur aynı noktada buluşuyor:
Yıllar boyunca kurulan uluslararası ilişkiler.
Bugün geliştirmeye çalıştığımız sistem.
Ve önümüzdeki 90 günlük yoğun saha çalışması.
Bu üçü aynı anda çalışabilirse, gerçek dönüşüm başlayacaktır.
—
O nedenle “Hep eski fotoğrafları yayımlıyorsunuz” diyen dostlarıma kızmıyorum.
Tam tersine teşekkür ediyorum.
Çünkü bana yeni standardımızı açıklama fırsatı verdiler.
Evet.
Yeni fotoğraflar olacak.
Ama bundan sonra ben yalnızca yan yana duran insanlar görmek istemiyorum.
Fotoğrafın arkasında bir ortaklık olsun.
Bir ticaret olsun.
Bir yatırım olsun.
Bir üretim olsun.
Bir fabrika olsun.
Bir teknoloji transferi olsun.
Bir finansman modeli olsun.
Bir sözleşme olsun.
Bir istihdam olsun.
Bir ülkeye sağlanan gerçek ekonomik değer olsun.
Fotoğraf ancak o zaman benim için anlamlıdır.
Hatta bundan sonra yalnız “anlaşma yaptık” demek de yetmeyecek.
Mümkün olduğu ölçüde arkasında belge olacak.
Taraf olacak.
Tarih olacak.
Sorumlusu olacak.
Projesi olacak.
Sonraki adımı olacak.
Sonucu olacak.
Çünkü geleceğin NBBTC’si yalnızca hikâye anlatan bir yapı olmamalı.
Yaptığını gösterebilen,
gösterdiğini ispatlayabilen,
ispatladığını büyütebilen
bir yapı olmalı.

VE EN ÖNEMLİ HEDEFİMİZ KENDİ ÜLKEMİZ
Bütün bunların sonunda benim için en büyük mesele Kore değildir.
Çin değildir.
Vietnam değildir.
Tayland değildir.
Afrika değildir.
Bunların tamamı birer imkândır.
Asıl mesele;
TÜRKİYE’DİR.
Yıllardır dışarıda kurduğumuz ilişkileri,
ödediğimiz bedelleri,
kazandığımız uluslararası tecrübeyi,
oluşturduğumuz insan ağını,
geliştirdiğimiz proje modellerini,
kurmaya başladığımız işletim sistemi mimarisini
artık kendi ülkemiz için gerçek ekonomik değere dönüştürmek istiyoruz.
Bir Türk üreticisinin dünyaya açılmasına katkı sağlayabiliyorsak,
bir yatırımın Türkiye’ye gelmesini sağlayabiliyorsak,
bir fabrikanın kurulmasına katkı verebiliyorsak,
bir teknoloji ülkemize gelebiliyorsa,
bir ihracat kapısı açabiliyorsak,
bir gencimize yeni iş alanı oluşturabiliyorsak,
bir Anadolu şirketini küresel bir ağın parçası haline getirebiliyorsak,
işte o zaman yıllardır verdiğimiz mücadelenin anlamı vardır.
Benim için NBBTC’nin gerçek başarısı budur.

NBBTC’NİN KENDİ ÜLKESİNDEKİ DİRİLİŞİ
Bugün artık NBBTC’nin yalnızca dünyada görünür olmasını istemiyorum.
Kendi ülkesinde gerçek ekonomik sonuç üretmesini istiyorum.
Türkiye’nin üretim gücünü,
girişimcisini,
KOBİ’sini,
sanayicisini,
teknolojisini,
genç insan kaynağını,
şehirlerini,
üniversitelerini,
tarımını,
lojistik avantajını
küresel ağlarla daha güçlü biçimde buluşturmak istiyorum.
Yıllarca dışarıda kurduğumuz ilişkilerin asıl sınavı burada başlayacak.
Çünkü küresel olmak kendi ülkesinden uzaklaşmak değildir.
Dünyadan topladığın imkânları kendi ülken için değere dönüştürebilmektir.
—
Kimse bugün bana inanmak zorunda değil.
Kimseyi ikna etmek gibi bir niyetim de yok.
Çünkü bundan sonra insanların bize inanmasını sözlerle istemiyorum.
Sonuçlarla görmelerini istiyorum.
Bundan sonraki cevabı uzun açıklamalar değil, icraatlar verecek.
Bundan sonraki savunmamız yazılar değil, sonuçlar olacak.
Bundan sonraki referansımız vaatler değil, gerçekleşmiş işler olacak.
—
Dün birileri;
“Bu filmi daha önce seyretmiştik.”
demişti.
Doğrudur.
Belki fragmanını çok seyrettiniz.
Belki bazı sahneler uzun sürdü.
Belki vizyon tarihini birkaç kez erteledik.
Belki bazı oyuncular değişti.
Belki bazı senaryolar yeniden yazıldı.
Belki bazı kapılar açılmadı.
Ama uzun yolculukların kaderinde bunlar vardır.
Önemli olan şudur:
Film bitmedi.
Çünkü bugün elimizde dün olmayan şeyler var.
Daha büyük bir tecrübe var.
Daha geniş bir ilişki ağı var.
Daha güçlü bir teknolojik imkân var.
Daha derin bir kurumsal hafıza var.
Ve en önemlisi;
bunları tek bir sistem altında birleştirme iradesi var.
—
Şimdi Kore’yi,
Çin’i,
Vietnam’ı,
Tayland’ı,
Afrika’yı,
Avrupa’yı,
Orta Doğu’yu
ve yıllardır farklı noktalarda oluşturduğumuz küresel ilişkileri aynı ekonomik mantığın içerisinde birbirine bağlama zamanı.
Ama bu kez sloganla değil.
Sistemle.
Dosyayla.
Eşleşmeyle.
Finansmanla.
Üretimle.
Hukukla.
Teknolojiyle.
Ve sonuçla.
—
Eğer önümüzdeki 90 günlük yoğun mesainin sonunda hedeflediğimiz sonuçların önemli bir bölümünü ortaya koyabilirsek;
o zaman artık eski fotoğrafları konuşmayacağız.
Çünkü yeni fotoğrafların altında yeni hikâyeler yazacak.
Birinin altında yeni bir ihracat anlaşması olacak.
Birinin altında yeni bir üretim ortaklığı.
Birinin altında yeni bir teknoloji transferi.
Birinin altında yeni bir yatırım.
Birinin altında yeni bir finansman.
Birinin altında yeni bir pazar.
Birinin altında yeni bir fabrika.
Birinin altında yeni bir istihdam.
Ve hepsinin altında ortak bir cümle olacak:
ÜLKEMİZ İÇİN ÜRETİLEN YENİ EKONOMİK DEĞER.

SİZ HÂLÂ ONLARI FOTOĞRAF MI SANIYORSUNUZ?
Şimdi belki başlıktaki sorunun cevabı daha açık.
Hayır.
Ben onları hiçbir zaman yalnızca fotoğraf olarak görmedim.
Onlar bir yolculuğun kayıtlarıydı.
Bir ilişkinin başlangıcıydı.
Bir hayalin parçalarıydı.
Bir sistemin henüz kurulmamış düğümleriydi.
Bir gün yeniden çalıştırılabilecek küresel hafızaydı.
Siz eski fotoğraf gördünüz.
Ben yıllar içerisinde biriken ilişki sermayesini gördüm.
Şimdi görevimiz o sermayeyi nostalji olarak saklamak değil.
Ekonomik değere dönüştürmek.
Şimdi bize biraz müsaade edin.
Biraz daha az konuşalım.
Biraz daha çok çalışalım.
Biraz daha fazla sahada olalım.
Biraz daha fazla sonuç üretelim.
Çünkü artık anlatma zamanı azalıyor.

YAPMA ZAMANI BAŞLIYOR.
Allah nasip ederse;
önümüzdeki dönem yalnızca yeni fotoğrafların değil,
yeni üretimlerin,
yeni yatırımların,
yeni ticaretlerin,
yeni ortaklıkların,
yeni teknolojilerin
ve ülkemiz için oluşturulan yeni ekonomik değerin dönemi olacak.
Ve bütün bunları başarabilirsek;
NBBTC’nin kendi ülkesindeki dirilişini yalnız anlatmayacağız.
Hep birlikte göreceğiz.
NBBTC OS — Tam Doküman İNDİR
Perde daha yeni açılıyor.

-
KOBİPLUS TEST YAYINI
-
KOBİBANK – KOBİPLUS UYGULAMA DÖNEMİ EKİP BİLGİLENDİRME NOTU
-
NBBTC GLOBAL İRLANDA’DA YENİ DÖNEM
-
Londra’dan dünyaya barış, insanlık ve dayanışma mesajı
-
NBBTC BİRLEŞİK KRALLIK’TA YENİ DÖNEM
-
NBBTC GÜNEY SUDAN EKİBİ SAHADA: YENİ DÖNEM İÇİN BEYİN FIRTINASI TOPLANTISI


